KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/3147 E., 2008/4305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacı ... Yapı İnş. Enerji Tur. ve Tic. Ltd.Şti. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili avukat ... ile davalı-k.davacı vekili avukat ... .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, ödenmeyen iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptali, icra takibinin devamı, icra-inkâr tazminatının tahsili; karşı dava ise, işin tesliminde gecikme nedeniyle cezai şartın tahsili istemiyle açılmış, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, karar davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-k.davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca icra-inkâr tazminatının karar altına alınabilmesi için borçlunun icra takibine itirazında haksız olması gerekir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın gidermesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirdiği likid bir alacağın bulunmadığı durumlarda borçlu icra takibine itirazında haksız sayılamaz.
Somut olayda da, davacı taşeron alacağı bilirkişi incelemesi ile belirlendiğinden ve likid bir alacak söz konusu olmadığından davalı borçlu icra takibine itirazında haksız sayılamaz. Bu nedenle davacı tarafın icra-inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, davalının icra-inkâr tazminatıyla sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/3147, K. 2008/4305, 26 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama