KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/5017 E., 2008/605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat....ile davalı vekili avukat ... .... Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalılar arsa sahipleri ile davacı ... ve dava dışı .... arasında 16.07.1998 tarihli düzenleme şeklinde daire karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmıştır. Davacı ... ile dava dışı ....yüklenici konumundadır. Daha sonra yükleniciler arasında 26.09.2000 tarihinde düzenleme şeklinde devir sözleşmesi yapılmış, ... sözleşmeden doğan bütün hak ve yükümlülüklerini ...’a devretmiş, inşaata ... tarafından devam olunmuş, bu dava da yüklenici sıfatıyla ... tarafından açılmıştır.
Daire karşılığı inşaat sözleşmesine göre .... İlçesi ...... Mahallesi ..... ada 7, 8 ve 9 parseller üzerine yükleniciler tarafından inşaat yapılması, 9 parsel üzerine yapılacak olanın arsa sahiplerine, 7 ve 8 parsellere yapılacak olanların yüklenicilere ait olması kararlaştırılmıştır. Yükleniciler tarafından her 3 parseldeki inşaata başlanmış, ancak sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde tamamlanamamıştır.
Bunun üzerine arsa sahipleri tarafından önce 11.08.2000 tarihli ihtarname gönderilmiş, inşaatın durdurulduğu belirtilerek, çalışmaların hemen başlaması ve binanın zamanında teslim edilmesi istenmiştir. Daha sonra arsa sahipleri tarafından 11.05.2001 tarihli ihtarname gönderilmiş, sözleşmede kararlaştırılan 30 aylık sürenin dolduğu, inşaatın tamamlanmadığı belirtilerek, daire karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshedildiği bildirilmiştir.
Daire veya kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin kural olarak açılacak dava sonucu mahkeme kararı ile feshine karar verilebilir. Bunun istisnası taraf iradelerinin fesih konusunda birleşmesidir. Somut olayda davacı yüklenici yaptığı imalâtın bedelini istediğine ve mahkemece de yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalât bedeli konusunda tahsil kararı verildiğine göre, taraf iradeleri fesih konusunda birleşmiştir. Bu nedenle ayrıca fesih konusunda mahkeme kararı aranmasına gerek görülmemiştir.
Daire karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi durumunda yüklenici yaptığı imalâtın bedelini kural olarak istemekte haklıdır. Ancak yüklenici tarafından imalât bedelinin istenebilmesi için yapılan inşaatın imar durumuna ve projesine uygun olması gerekir.
Somut olayda her 3 parsel üzerinde yapılan inşaat nedeniyle 24.05.2001 ve 05.06.2003 tarihlerinde yapı tatil tutanakları düzenlendiği, Keçiören Belediye Encümeninin 10.07.2001 ve 12.08.2003 tarihli kararları ile her 3 parseldeki inşaatın imar durumuna ve projesine uygun hale getirilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacı yüklenicinin yaptığı imalâtın bedelinin tahsiline karar verilirken yapı tatil tutanakları ve encümen kararları üzerinde durulmamış, yapılan inşaatın yasal hale getirilip getirilmediği, tamamlanması durumunda iskân ruhsatı almaya engel hallerinin olup olmadığı ilgili belediyeden araştırılmamıştır.
Yukarıda belirtilen belediye encümen kararlarında inşaatların imar durumuna ve projesine uygun hale getirilmesinden sözedildiğine göre, yüklenici tarafından isteyebileceği imalât bedeli hesaplanırken inşaatların imar durumuna ve projesine uygun hale getirmesi için gerekli giderilme bedelinin yüklenicinin hakettiği imalât bedelinden düşülmesi gerekir.
Mahkemece bu konularda ilgili belediyeden gerekli araştırmalar yapılmadan ve bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınmadan, 2.000.000.000 TL. düşülmek suretiyle davacı yüklenicinin imalât bedelinin belirlenmesi ve tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde tapu iptâli ve tescil isteğinde bulunmuş bu mümkün olmadığı takdirde imalât bedeli olarak 40.000.000.000 TL. (40.000,00 YTL)nin tahsilini istemiştir. Mahkemece davacı yüklenicinin tapu iptâli ve tescil istemi reddedilmiş, imalât bedeline ilişkin istemi hakkında herhangi bir karar verilmemiştir. Açılan davadaki tüm istekler konusunda mahkemelerin karar vermeleri zorunludur. Asıl dava dosyasında davacı yüklenicinin imalât bedeli isteği konusunda herhangi bir karar verilmemesi de hatalı olmuştur.
4-Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde müvekkili tarafından satılan bağımsız bölümler nedeniyle 82.000.000.000 TL. (82.000,00 YTL) para alındığını açıklamıştır. Davacı yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin belirlenmesi sırasında dairelerin satışından elde ettiği bildirilen 82.000.000.000 TL. (82.000,00 YTL)nin düşülmesi ve bu şekilde sonuca varılması gerekirken, yüklenici tarafından daire satışlarından elde edilen bedelin düşülmemesi de yanlış olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; yüklenici tarafından her 3 blokta yapılan imalâtın imar durumuna ve projesine uygun hale getirilmesinin mümkün olup olmadığının araştırılmasından, imara ve projesine uygun hale getirilmesi mümkün değilse, yüklenici tarafından yapılan inşaatın ekonomik değeri bulunmadığından yüklenicinin iş bedeli isteminin reddedilmesinden, bu mümkün ise yapılması gereken işlemlerin sorulmasından, imalâtların yasal hale getirilmesi için dava tarihi itibariyle gerekli giderler konusunda raporları karara dayanak alınan bilirkişilerden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli ek rapor alınarak,
bu şekilde belirlenecek giderme bedelinin ve dairelerin satışından elde edilen 82.000.000.000 TL. (82.000,00 YTL) satış bedelinin davacı yüklenicinin hakettiği imalât bedelinden düşülmesinden, yüklenicinin istemekte haklı olduğu imalât bedeli belirlendikten sonra asıl ve birleşen davadaki imalât bedeli istekleri de dikkate alınarak, her iki dava yönünden ayrı ayrı karar oluşturulmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/5017, K. 2008/605, 4 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama