KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/5097 E., 2008/158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat .... Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü
KARAR
Dava Borçlar Kanunu’nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tesbit ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında İstanbul 28.Noterliğinde düzenlenen 30.06.1997 tarihli “... Konut Alanı Konut ve Çevre Düzenleme Uygulamasına İlişkin Sözleşme” uyuşmazlık konusu değildir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici sözleşme ile ... Toplu Konut Alanında 7 adet blok halinde toplam 182 adet konutun inşaat ve çevre düzenlemesi işinin yapımını üstlenmiş, daha sonra yapılacak konut sayısı 4 blok 112 konuta düşürülmüştür.
Davacı yüklenicinin üstlendiği iş nedeniyle davalı iş sahibi tarafından yükleniciye yapılan ödemeler konusunda yanlar arasında ihtilâf bulunmaktadır. Yüklenicinin işin yapımını hızlandırmak için doğmuş ve doğacak alacaklarını taşeronlarına temlik etmek
istemesi nedeni ile taraflar arasında 22.03.1999 tarihinde “sözleşmeye ek 6 nolu protokol” düzenlenmiş, bu protokol ile sözleşmenin 26.maddesinde yeralan “hakedişler bir başkasına temlik edilemez” hükmü “Hakedişler ve sair müteahhit alacakları işverenin kabulü ve tasvibi ile üçüncü kişilere temlik edilebilir. İdare müteahhidin temlik istemini şarta bağlı olarak kabul edebilir” şeklinde tadil edilmiştir.
Bu protokolde yüklenicinin, iş sahibinden olan alacağını temellük eden taşeronların işin kendileri ile ilgili kısmını sözleşme ve eklerine uygun şekilde tamamlamaları halinde, iş sahibi ...’ın yüklenici tarafından kendilerine temlik edilen alacağı taşeron ile yapacağı ayrı bir protokole uygun olarak taşeronlara ödeyeceği karar altına alınmıştır.
22.03.1999 tarihli protokolde yapılan bu düzenlemeye rağmen, davalı iş sahibi, mahkemeye verdiği gerek 23.05.2002 tarihli, gerekse davacı vekilinin temyiz dilekçesine karşı verdiği 26.01.2006 tarihli itiraz dilekçesinde; protokol tarihi olan 22.03.1999 tarihinden sonra yapılan ödemelerin tamamının “tahsilat makbuzu” karşılığında bizzat yükleniciye ödendiği, yapılan protokolün fiilen uygulanmadığını, protokolün sadece taşeronların eksik işleri tamamlaması konusunda ikna edilmesinde kullanıldığını savunmuştur.
Davalı iş sahibinin davacı yükleniciye yaptığı ödemelere ilişkin sözünü ettiği “tahsilat makbuzları” dosyada bulunmamaktadır. Mahkemece alınan 30.06.2003 tarihli bilirkişi raporunda davalı iş sahibi Kiptaş tarafından dava dışı taşeronlara ödeme yapıldığından sözedilmiştir. Bilirkişi raporunda yeralan bu tesbit davalı iş sahibinin taşeronlara ödeme yapılmadığına, ödemelerin yükleniciye yapıldığına ilişkin az yukarıda değinilen beyanı ile çelişmektedir.
Yine bilirkişi raporunda yüklenici şirket tarafından ticari defterlerin (1997/1998/1999 ve 2000 yılına ait yevmiye ile 1997/1998/1999 ve 2000 yılına ait kebir) dosyaya ibraz edildiği belirtilmesine rağmen defterlerde iş sahibinin tahsilat makbuzları karşılığında yaptığını beyan ettiği ödemelerin kayıtlı olup olmadığı açıklanmadan, yükleniciye yapılan ödeme miktarı belirlenmiştir.
Bu durumda ödemeler konusunda alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığı açıktır.
O halde, davalı iş sahibi imzalanan 22.03.1999 tarihli protokolden sonra yüklenici şirketin 14, 15, 16 ve 16 Ek nolu hakedişler ile kesin hakedişi düzenlediğini, yüklenicinin bu hakedişler neticesi doğan alacaklarının protokolden sonra yükleniciye yapılan ödemeleri karşılamaya yetmediğini, davacı yükleniciye makbuz karşılığında 180.173.722.200 lira fazla ödeme yapıldığını, bu hususun yüklenicinin kendi defter kayıtları ile de sabit olduğunu savunduğu, davacı yüklenicinin ise kendi ticari defter kayıtlarında iş sahibi lehine 180.173.722.200 liralık borç gözükmediğini ileri sürdüğü dikkate alınarak,
davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, iş sahibinin sözünü ettiği tahsilat makbuzları ve ilgili hakedişler dosyaya getirtilip davacı tarafa yapılan ödemelerin hesaplanması için konusunda uzman mali müşavirlerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan yukarıda açıklanan iddia ve savunmalar da gözetilerek rapor alınmalı, tarafların ticari defter ve belgeleri de bilirkişilere incelettirilmeli, bu şekilde yükleniciye yapılan ödeme miktarı belirlenerek oluşacak uygun sonuç çerçevesinde menfi tesbit ve alacak istemleri ile teminat senetleri ve teminat mektupları hakkında bir karar verilmelidir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan, ödemeler yönünden davayı çözüme elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/5097, K. 2008/158, 17 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama