KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/5126 E., 2008/2338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar ... ve Başbakanlık Hazire Müsteşarlığı vekillerince temyiz edilmiş, DSİ Genel Müdürlüğü tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ve ... ile davalı vekili avukat ... ve diğer davalı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı vekili avukat .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı Hazinenin tüm, davalı ...’nin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı ...’nin sair temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece daha önce verilen kararların bir bölümünün kesinleştiğinden bahisle bununla ilgili talepler hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş ise de HUMK’nın 388. ve 389.maddeleri uyarınca kurulan hükümde taraflara bahşedilen hak ve yükümlülüklerin nelerden ibaret olduğunun kararda belirtilmesi gerekli olup infaz açısından da zorunludur. Kurulan yeni hükümle eski hüküm geçerliliğini yitireceğinden tüm talepler hakkında yeniden hüküm kurulmalıdır.
Hükmüne uyulan bozma ilâmında davacı alacağının %29,95 fiziki oranı belirtilerek hesaplanması gerektiği ve bu husus bozmaya uyularak kesinleştiği halde bilirkişilerce %44 oranı esas alınarak hesap yapılması doğru olmamıştır.
Ayrıca süre uzatım hesabında da bu fiziki oranın esas alınmayarak hatalı sonuca varılması doğru olmamıştır.
Bu nedenle bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak keşif artış oranının belirtilen ilkeler doğrultusunda tesbiti ile süre uzatımı ile alacak hesabının da çıkacak sonuç çerçevesinde değerlendirilmeli, sonucuna uygun karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/5126, K. 2008/2338, 10 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama