KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/5642 E., 2008/6574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, 28.08.1998 tarihli asıl ve 13.01.1999 tarihli ek sözleşme uyarınca davacı arsa paydaşlarından Ali tarafından eksik ve ayıplı imalât bedeli ile kira alacağının tahsili için açılmıştır. Davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir
BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinde davalı yüklenici eseri sözleşmesi hükümlerine imar planına uygun, tasdik edilmiş plan ve projesine göre tamamlayıp teslim etmekle yükümlüdür. Sözleşmede inşaatın iskan ruhsatının alınmış şekliyle teslimi öngörülmüştür. Yapının bir kısım bölümlerinin kaçak olduğu ve bu hali ile iskân ruhsatıda alınamayacağı anlaşılmaktadır.
Tarafların kaçak bölümlerle ilgili olarak bu yerler yasal hale getirilmediği sürece hak talep edebilmeleri mümkün olmadığından davacının kaçak bölümlerin geç teslimine ve bu bölümlerdeki eksik ve ayıplı imalât bedellerinin tahsiline ilişkin isteminin reddi yerindedir.
Nevar ki yasal bölümlerle ilgili açılan davada davacı ...’ye ait bazı bölümlerin 3. kişilere satılmış olması davacının bu bölümlere ilişkin olarak sözleşmeden doğan haklarını satın alanlara temlik edildiği şeklinde yorumlanamayacağından ve henüz teslim gerçekleşmiş sayılamayacağından mahkemece plan ve projesine uygun yasal bölümlerdeki eksik ve ayıplı imalat bedelinin ve dairelerin teslimi gereken tarih ile fiilen teslim edilen veya satılan daireler için teslime ve şatış tarihlerine kadar gecikme alacağına hükmedilmelidir.
Gecikme süresi hesaplanırken de kaçak yapının inşası için gerekli olduğu belirtilen 45 günlük süre de dikkate alınmamalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın tümden reddi doğru olmamıştır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/5642, K. 2008/6574, 4 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama