KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/6458 E., 2008/7063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesine dayalı olarak açılmış olup; icra takibine davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve ....İcra Müdürlüğü’nün 2000/2373 takip sayılı dosyasındaki icra takibinin (30.650,00) YTL üzerinden devamına karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-.... İcra Müdürlüğü’nün 2000/2373 takip sayılı dosyası kapsamından; takip alacaklısı davacı şirket tarafından takip borçlusu davalı kooperatif hakkında adi takip yoluyla başlatılan icra takibine; davacı 05.06.2000 tarih ve (22) numaralı faturasını dayanak alarak (61.303.689.197) TL. asıl alacak ile 4.980.925.000 TL. işlemiş temerrüt faizinin davalıdan tahsilini istediği, davalının süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da, bir yıllık süresi içinde açıldığı dosya kapsamına göre saptanmış bulunmaktadır.
İş sahibi kooperatif ile yüklenici davacı şirket arasında adi yazılı şekilde yapılan ve Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımlandığı üzere, niteliğince bir eser sözleşmesi olan 19.09.1992 tarihli ve “Müteahhitlik ve İnşaat Yapımı Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin ifa ile sonuçlanmış olduğu çekişmesizdir. Davalı kooperatif başkanlığının 11.10.1999 tarihli “icap” niteliğindeki yazısı ile davacı şirketin “kabul” içerikli cevap yazısı birlikte değerlendirildiğinde.
19.09.1992 tarihli sözleşme gereğince, davacı şirket tarafından yapılan kooperatife ait inşaatların “guse kolon” olarak yapılmış olan kolonlarının “dik kolona çevrilmesi” işinin, bir adet kolonun bedeli (106.000.000) TL. olmak üzere, yapımını davacı şirket tarafından yapılmasına ilişkin ayrı bir sözleşme yapıldığı sonucuna varılmaktadır (BK.md.1, 2). Bu sözleşmenin yapıldığı, taraflarca da kabul edilmektedir.
3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 21/2. maddesi hükmü gereğince, sözleşme konusu işin yapılması, yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. İş sahibi kooperatif tarafından projesi onaylatılarak yapı ruhsatı alınması ve yüklenici şirketin de işi yapı ruhsatıyla, onaylı projesine uygun olarak yapması gerekirken; sözleşme konusu iş, davacı yüklenici şirket tarafından İmar Yasası’nın anılan maddesi hükmüne aykırı şekilde “kaçak” olarak yapılmıştır.
Oysa, yüklenici üstlenmiş olduğu işleri, sorumlu bir meslek adamı olarak, teknik ve sanat kurallarına yasa ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yapmakla yükümlüdür. Yüklendiği işin uzmanı sayılan yüklenicinin, belirtilen yükümlülüğü, onun iş-eser sahibine karşı “özen borcunun” gereğidir (BK.md.356).
Emredici hukuk kurallarını içeren 3194 Sayılı İmar Kanunu hükümlerine aykırı olarak yapılan iş, “kaçak” sayılı ve ekonomik değer taşımadığı için de, yüklenici, bu nitelikteki işin bedelini isteyemez. Ancak, işin yasal duruma getirilmesi halinde, yüklenici, hakettiği iş bedelini talep edebilir.
O halde mahkemece yapılacak iş; esasen, iş sahibi kooperatifin karşı edimi kapsamındaki yükümlülüğü olduğu halde, kooperatifin bu edimini ifa etmeyeceği anlaşıldığından ve işin yasal hale getirilmesi, davacı yüklenici yararına olduğundan; mahkemece, yapılan işin, yasal duruma getirilebilmesi için davacı yüklenici şirkete yetki ve uygun süre verilmesi, yasal hale getirilmesi durumunda davacının hakettiği istenebilir iş bedelinin belirlenmesi ve varılacak sonuca göre hüküm kurulması; işin yasal hale getirilmemesi durumunda ise; davanın reddine karar verilmesinden ibaret olmalıdır. Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/6458, K. 2008/7063, 26 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama