KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/7189 E., 2008/6649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı ... vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalılar vekili avukat ... .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukat dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca gecikme tazminatı ve cezai şart alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı kooperatif vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı kooperatif vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında imzalanan 12.07.1995 tarihli sözleşmenin 6. maddesinde blokların sözleşmenin tanzim ve imzasından itibaren 60 ay içerisinde bitirilip mal sahiplerine kalacak dairelerin teslim edileceği, teslim edilmediği takdirde her bağımsız bölüm için kooperatif tarafından aylık 150 DM tazminatın mal sahiplerine ödeneceği, gecikme 6 ayı geçtiği takdirde kooperatifin 150.000 DM’ yi tazminat olarak ve bir defaya mahsus olmak üzere ödeyeceği veya 150.000 DM karşılığında daire veya daireleri devredeceği kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin bu maddesinde gecikme halinde her bağımsız bölüm için ödenmesi kararlaştırılan tazminat BK’nın 106/II. maddesinde ifade edilen gecikme tazminatı ve bu gecikmenin 6 ayı aşması halinde bir defaya mahsus olarak ödenmesi kararlaştırılan 150.000 DM tazminat ise BK’nın 158/II. maddesinde tanımlanan ifaya ekli cezai şart niteliğindedir. Sözleşmede gecikme tazminatı ve ifaya ekli cezanın birlikte istenebileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Öte yandan davalı ... olup Dairemizin 11.03.1996 gün 1996/1048-1263 E-K, 10.06.1996 gün 1996/3101-3247 E-K, ve HGK'nun 07.02.1996 gün 1995/15-956 Esas 1996/45 Karar sayılı içtihatlarına göre tacir olmadıklarından BK'nın
161/son maddesi uyarınca fahiş görülmesi halinde yapı kooperatifleri hakkındaki cezanın tenkisi mümkündür.
Bu durumda mahkemece davacı teslimi gereken 12.07.2000 tarihinden itibaren 6 aylık dönem için aylık 150 DM her bağımsız bölüm için gecikme tazminatı istemekte haklı olduğundan 16 adet x 6 ay x 150 DM/ay = 14400 DM gecikme tazminatına, 6 aydan sonraki dönem için BK’nın 161/son maddesine göre cezanın tenkisi gerekip gerekmediği tartışılarak tenkis haklı görülürse tenkis sonucu kalan,
tenkis gerekmez ise kararlaştırılan cezai şartın tamamı ve ilk 6 aylık dönemden sonra teslim yapılan tarihe kadar tahakkuk edecek gecikme tazminatı toplamının hükmedilecek cezadan fazla olması halinde 159/II. maddesi uyarınca cezayı aşan zarar miktarına hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Davada talep edilen gecikme tazminatı ve cezai şartın karar tarihindeki TL. karşılığının yasal faiziyle birlikte tahsili talep edilmiştir. Temerrüt her iki alacak cinsi üzerinden dava tarihinden önce gerçekleştiği ve karar tarihindeki TL. karşılığı istenildiğinden kabul edilen yabancı para cinsinden alacaklar için temerrüt tarihlerinden karar tarihine kadar 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesinde belirtilen yabancı para faizi, karar tarihi itibariyle hesaplanan asıl alacağın TL. karşılığına karar tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken infazda tereddüt doğuracak biçimde faize hükmedilmesi de isabetsiz bulunmuştur. Kararın belirtilen sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/7189, K. 2008/6649, 10 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama