KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/7227 E., 2008/3340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2008
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
... ... ...
Davacı ... tarafından davalı ... hakkında açılan tazminat davasının Daire’mizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İddia: Davacı ... tarafından davalılar ... Teknik İnşaat ve Makine San. ve Tic.Ld.Şti., ...,...ve ... aleyhinde 14.09.2006 tarihli dilekçe ile açılan davada 47.067,00 YTL.nin 7 milyar TL.sinin dayalı ...’dan, 24.767,59 YTL.sinin davalılar ...,...’den, 47.067,00 YTL.sinin ise davalı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsili talep ve dava edilmiştir. Davalı ...’ın vilayet Asliye Hukuk Hakimi olması nedeniyle hakkında açılan davada görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya Dairemize intikal etmiştir. Davacı tarafından daha önce açılan davada Tekirdağ Asliye
1. Hukuk Mahkemesi’nin 16.12.2002 gün ve 2000/176 E. 2002/611 sayılı dosyasında verilen kararın temyizi üzerine Dairemizin 26.01.2004 gün ve E.2003/3134 K.2004/360 sayılı ilamı ile bozulduğu anlaşılmaktadır. Bozma kararında yeni bir keşif icrasıyla, bilirkişi incelemesi yapılması gereğine değinilmiştir.
Davacı, mahkemenin bozma ilamına uymasından sonra, keşif gününden itibaren usul ve yasaya aykırı işlemlerin başladığını, tutanağın keşfe başlanmadan önce yazıldığını, bilirkişinin keşif yapılan havuzun makine dairesiyle ilgili olarak gerçeğe aykırı rapor düzenlediğini, mahkeme hakiminin de havuza inmediğini, makine dairesini görmediğini, raporun da çok geç düzenlendiğini, hakimin raporun akıbetini araştırmadığını, hakimin yeniden keşif talebini kabul etmediğini, bilirkişiler hakkında işlem yapmadığını, bilirkişilerin usulüne uygun seçilmediğini ileri sürerek zararına neden olan dayalı hakimden 7 milyar TL.nin tahsilini istemiştir.
Bilahare Dairemize verdiği dilekçelerinde de aynı iddialarını sürdürmüştür.
Katip ./..
s.2
15.H.D. 2007/7227 2008/3340
Cevap: Davalı ... cevabında, keşif zaptının mahal görülüp gezildikten sonra düzenlendiğini, makine dairesinin gezildiğini, bilirkişinin de keşif mahallinde gerekli incelemeleri yaptığını, bilirkişilere raporlarını ibraz etmeleri için gerekli uyarıların yapıldığını, bilirkişilerin mübaşir vasıtasıyla haberdar edilerek keşfe götürülmelerinde bir usulsüzlük bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, açılan dava nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Gerekçe ve Deliller: Davalının Vilayet Asliye Hukuk Hakimi olarak görevini sürdürdüğü Adalet Bakanlığı’ndan alınan yazı cevabından anlaşılmakla; HUMK’nın 575/son maddesi uyarınca, asıl davanın temyiz incelemesini yapan Dairemiz, bu davayı incelemekle görevlidir. İkame olunan dava üzerine duruşma açılarak taraflara tebligat çıkartılmış, her iki yanın iddia ve savunma nedeniyle gösterdikleri delilleri toplanmış, şahitleri talimat yoluyla dinlenmişlerdir.
Davalı hakkında tazminat davası açılmasına neden olarak gösterilen hususlar, davalının keşif mahallinde gerekli inceleme yapmaması, keşif yapılan havuzun makine dairesine inmemesi, raporların süresinde ibraz edilmemesi üzerine bilirkişiler hakkında yasal işlem yapmaması ve yeni bir bilirkişi incelemesi cihetine gitmemesidir.
Mahalline talimat yazılarak dinlenen şahitler ...,...,...,...’ nun ifadelerinden, mahallinde bilirkişilerle keşif yapıldığı bilirkişilerin keşif mahallinde makine dairesini gezip gördükleri, keşif zaptı önce yazılmakla beraber keşif sonunda yeniden kontrol edildiği, hakimin bilirkişileri yönlendirici herhangi bir söz ve tutumunun olmadığı, bilirkişi seçiminden sonra bilirkişilerin şahıslarına karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmediği anlaşılmaktadır.
Hakimlerin mesuliyeti HUMK’nın 573 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. HUMK’nın 573 ncü maddesinde 7 bent halinde hakimlerin hangi hallerde sorumlu tutulacakları belirtilmiştir. Buna göre; HUMK.nun 573/1. maddesi uyarınca hakimin kasıtlı hareket etmiş olması ve verdiği kararın kanuna ve adalete aykırı bulunması aynı Kanunun 73/2. maddesi gereğince açık ve kesin olan bir Kanun hükmüne aykırı bir
karar verilmesi; 573/3-4. J maddeleri gereğince, kararda yargılama tutanağında olmayan bir nedene dayanılması ya da tağyir ve tahrif yapılması; 573/5. maddesi hükmü uyarınca, hakimin çıkar karşılığı harekette bulunması; 573/6. maddesi gereğince yasal sebep olmadığı halde yargısal görevini yapmaması ve nihayet 573/7. maddesi gereğince de görevin savsanması hakimin sorumluluğunu doğurur yasal sebeplerdir. Bu sıralama sınırlıdır. Develi hakim hakkında isnad olunan hususların hiçbirisi, hakkında tazminat verilmesini gerektirecek nitelikte bulunmamış; esasen iddialarda, inandırıcı delillerle kanıtlanmamıştır. Kaldı ki, bu davanın açılmasına neden olan işlemlere ilişkin dava dosyası da henüz kesinleşmemiş bulunmaktadır.
TMK’nın 6 ncı maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Davacı iddialarını usulen ispat edememiştir.
Katip ./..
s.3
15.H.D. 2007/7227 2008/3340
HUMK’nın 573-576. maddeleri gereğince verdikleri kararlardan dolayı kural olarak sorumlu olmayan hakimlerin kasıt veya ağır ihmali ile kanuna aykırı karar verdikleri bazı önemli hallerde hukuki sorumlulukları kabul edilmiş ve sorumluluk halleri düzenlenmiştir. Bu hükümler hakimin vicdani kanaatindeki bağımsızlığını, yargı gücünün herhangi bir etki altında kalmamasını ve adalete güven duygusunun sarsılmamasını temin amacıyla yasaya konulmuştur.
HUMK’nın 573/6. maddesinde ise ihkakı hak, “hakkı yerine getirmeden kaçınma” düzenlenmiş olup, kabulü gereken bir dilekçeyi reddetmek veya görülme sırası gelmiş olan bir davayı boş mazeretlerle kötüniyetle görmeye teşebbüs ve devam etmemek hüküm altına alınmıştır (Bkz. Baki Kuru Cilt IV Shf 3944)
Somut olayda, bilirkişilerin raporlarını dosyaya süresinde sunmamış olmaları davalı hakimin kötüniyetle ihkakı haktan kaçındığı şeklinde yorumlanması da mümkün değildir.
Sonuç olarak ileri sürülen hususlar hakimin hukuki sorumluluğunu düzenleyen HUMK’nın 573. maddesinde sayılan ve tazminat ödetilmesini gerektiren eylemlerden hiçbirisine uymadığından, açılan davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Hüküm: 1-Davalının davacıya karşı varlığı ileri sürülen eylem ve işlemlerinin HUMK’nın 573. maddesinde belirtilen hususlardan hiçbirisine aykırılık oluşturmaması nedeniyle açılan tazminat davasının reddine,
2-Aynı Kanunun 576. maddesi gereğince takdiren 1.000,00 YTL (Bin YTL) manevi tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davanın reddi nedeniyle HUMK’ının 56/2. maddesi uyarınca 180,00 YTL para cezasının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı aleyhine hükmedilen tazminat miktarı üzerinden 54,00 YTL nisbi karar ve ila harcı ile davanın reddi dolayısıyla alınması gereken 14,00 YTL red harcı olmak üzere toplam 68,00 YTL harcın, davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacının yaptığı masrafların üzerinde bırakılmasına,
Katip
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/7227, K. 2008/3340, 13 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama