KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/7342 E., 2008/7323 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, yanlar arasında adi yazılı şekilde yapılan tarihsiz inşaat sözleşmesi gereğince, davacıya ait (2) katlı evin, davalı tarafından yapımının yüklenildiğini, ancak işi tamamlamadan terk etmesi sebebiyle sözleşmenin davacı yanca fesih olunduğunu ileri sürerek; 7.352,00 YTL tutarındaki fazla ödemenin, 16.735,00 YTL davalı yüklenici tarafından kullanıldığı halde ödenmeyen malzeme ve işçilik bedelinin, 8.000,00 YTL inşaatın teknik şartnameye uygun yapılmamasından doğan maddi zarar tutarının ve 5.000,00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 29.205,00 YTL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve verilen karar, davacı vekilince yargılama gideri ve davalı yararına hükmedilen vekâlet ücreti yönünden, davalı vekilince de davanın reddi gerektiği gerekçesiyle esastan temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilince açılan davada; 5.000,00 YTL’si manevi tazminat olmak üzere, toplam 37.087,00 YTL tazminatın davalıdan tahsili istenmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 12.470,00 YTL tutarında yüklenici davalıya yapılan fazla ödeme ile inşaata harcandığı halde malzeme sahiplerine ödenmeyen bedel ile işçilere ödenmeyen ücretlerin toplamı olan 16.735,00 YTL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Dava değeri, yukarıda açıklanan miktarda olduğu halde yanlar arasındaki sözleşmede iş bedeli tutarı olarak gösterilen 115.000,00 YTL’nin dava değeri olduğunun kabulü ile, hükmedilen miktarın mahsubundan sonra geriye kalan tutar üzerinden mahkemece, davalı yararına 7.461,80 YTL vekâlet ücreti hesaplanması doğru olmadığı gibi;
davası reddedilen manevi tazminat üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesine göre avukatlık ücretinin hesaplanmamış olması da doğru olmamıştır.
Yargılama giderlerinin de HUMK’nın 417. maddesi hükmü uyarınca red ve kabul oranına göre hesaplanması gerekirken, az yukarıda açıklandığı üzere; dava değerinin tutarında hataya düşülerek yazılı şekilde yargılama giderlerinin yanlar arasında taksim edilerek hükmedilmiş olması da doğru değildir.
Sonuçta, 29.05.1957 tarih 4/16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile HUMK’nın 417. maddesi hükmüne aykırı olarak, davalı yararına avukatlık ücretinin takdiri ve yargılama giderinin yanlar arasında paylaştırılması kabul şekli bakımından doğru olmadığından, bozma nedenidir. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın açıklanan bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yanlar arasında adi yazılı şekilde yapılan tarihsiz sözleşme, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere niteliğince, bir eser sözleşmesidir. Davalı yüklenici, davalı iş sahibine ait (2) katlı evin malzemeli olarak yapımını 115.000,00 YTL götürü bedelle yapmayı yüklenmiştir.
Yanlar arasında yapılan sözleşmenin iş sahibi davacı tarafından geriye etkili olarak fesih olunduğu ve yüklenici davalı tarafından da yüklenilen işin tamamlanmadan terk edilmiş olduğu taraflarında kabulündedir. Diğer yandan, bilirkişi raporunda açıklandığı ve yanlarca da kabul edildiği üzere; yüklenici davalının, inşaatı %63,50 oranında yaptığı ve davacı tarafından davalıya 85.500,00 YTL tutarında iş bedeline mahsuben ödeme yapıldığı hususları da çekişmesizdir.
Borçlar Kanunu’nun 365/I. maddesi hükmü gereğince, iş bedeli, yanlarca götürü olarak kararlaştırılmış ise; yüklenici, işi kararlaştırılan bedelle yapmak zorundadır; iş-eser önceden tahmin edilenden daha çok çalışmayı ve gideri gerektirmiş olsa bile, yüklenici, bedelin arttırılmasını isteyemez.
Yasal yöntemine uygun olarak yüklenicinin yaptığı işin oranı %63,50 olarak saptanmış olduğuna göre, iş bedeli tutarına oranlaması yapıldığında, yüklenici davalının hakettiği istenebilir iş bedeli 73.025,00 YTL olmaktadır. Ödenen 85.500,00 YTL’den belirtilen bu miktarın mahsubu halinde de davacının yaptığı fazla ödemesi tutarının 12.470,00 YTL olduğu ortaya çıkmaktadır.
Ancak, davada (7.352,00) YTL tutarında fazla ödeme yapıldığı ileri sürülerek bu miktarın tahsili istendiği halde, HUMK’nın 74. maddesi hükmüne aykırı olarak, mahkemece, 12.470,00 YTL fazla ödemenin tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, sözleşme konusu işin yapımı malzemeli olarak davalı tarafından yüklenilmiş olduğuna göre, inşaatta kullanılan malzemelerin ödenmeyen bedeli ile çalıştırılan işçilerin ödenmeyen ücretlerinden ötürü davalı yüklenici, alacaklılarına karşı sorumludur. Dava konusu, 16.735,00 YTL malzeme ve işçilik ücreti davacı tarafça davalı adına malzeme satıcılarına ve çalıştırılan işçilere ödenmiş olduğu, davacı yanca kanıtlanmadığı halde mahkemece, belirtilen bu alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru değildir. Açıklanan bu sebeplerle de davalı vekilinin diğer itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/7342, K. 2008/7323, 15 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama