KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/978 E., 2008/552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Uyuşmazlık 11.07.1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Bu sözleşme ile, davacılara ait 40 parsel nolu taşınmaz üzerine inşaat yapılması ve davacılara, yapılacak binadan, 18, 19 ve 20 nolu bağımsız bölümlerin verileceği kabul edilmiştir. Davada inşaatın süresinde teslim edilmemesi nedeniyle akdin ileriye etkili fesh edilmiş olduğunun tesbiti, inşaatın teslimi, bu mümkün olmadığı takdirde 3 adet bölümünün tapularının iptâliyle davacılar adına tescil ve teslimi, cezai şart ve kira alacaklarının tahsili talep ve dava edilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmektedir.
Yukarıda da belirtildiği gibi sözleşme 40 nolu parsel hakkında yapılmış ise de; inşaatın fiilen 39, 40 ve 41 nolu parsellerin tevhidi sonucu oluşan 45 nolu parsel üzerine yapıldığı, ancak ruhsatsız ve kaçak olması nedeniyle iskân ruhsatının alınamadığı anlaşılmaktadır. Yapının iskân ruhsatını alma ödevi yükleniciye bırakılmıştır. İskân ruhsatı bulunmayan bir yapıyı davacıların teslim almaya zorlanması mümkün değildir.
Bu nedenle davacılar eseri kabul etmemekte haksız sayılamazlar. Bu durumda eserin tesliminden de sözedilemez. Nevar ki, inşaat yapılan ve birleştiren 39 ve 41 nolu parsellerin tapu malikleri davada yer almadıklarından ve davanın sonucu kendilerini de etkileyeceğinden bu kişilerin katılımı olmadan davanın sonuçlandırılması da yerinde değildir. Bu durumda mahkemece öncelikle.
39 ve 41 parsel maliklerinin tapudan belirlenip açılan davaya muvafakatları sağlanmalı, muvafakat vermedikleri takdirde haklarında ayrıca dava açılıp bu dava ile birleştirilmelidir. Davalı tarafa da inşaatın yasal hale getirilmesi mümkün ise, kendisine bu
yolda gerekli yetki ve uygun mehlin tanınması ve mehil sonunda inşaatın yasal hale getirilmesi halinde akdin feshi isteminin reddi, diğer taleplerin incelenerek sonuçlandırılması gerekir. İnşaatın yasal hale getirilmesi mümkün değil ise veya mehil sonunda inşaatın yasal hale gelmeyeceği anlaşıldığı takdirde akdin ileriye etkili şekilde feshine ve gecikmeden doğan davacı alacaklarının belirlenip davalıdan tahsiline karar verilmelidir. Her iki durumda da davanın açılmasına davacı arsa sahiplerinin haklı olmaları nedeniyle masraf ve vekâlet ücretinin takdirinde bu husus gözetilmelidir.
Mahkemece açıklanan bu nedenler üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/978, K. 2008/552, 31 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama