KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/1287 E., 2009/992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesine dayalı itirazın iptâli istemine ilişkindir. Davalı akdî ilişkinin varlığını inkâr etmiş, davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin, genel yaşam deneyimleri dikkate alındığında plastik doğrama işlemlerinde, yapım işinde yazılı sözleşme koşulu aranmadığından tanık dinlenmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK’nın 288 ve devamı maddeleri uyarınca miktar veya değeri dörtyüzmilyon lirayı geçen hukuki işlemlerin senetle kanıtlanması gerekir. Senetle ispatı gereken hususlarda, bu husus hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakatı halinde tanık dinlenebilir. Yine 293/IV. madde hükmünce halin icabı ve iki tarafın vaziyetlerine nazaran senede raptı müteamil olmayan muameleleler şahitle ispatlanabilir.
Somut olayda dava edilen miktara göre senetle ispatı gerektiği davalının da tanık dinlenmesine açıkça muvafakatı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tekirdağ Ticaret Odası cevabında teamülle ilgili bir karar bulunmadığı bildirilmiş, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, genellikle sözlü anlaşma yapılmakta ise de, taraflardan birisinin yazılı talepte bulunması halinde yazılı yapılacağı belirtilmiştir. Bu durumda sözlü anlaşmanın yapıldığı konusunda teamülün bulunduğundan sözedilemez.
Mahkemenin aksine görüşünde isabet yoktur. Ne var ki, dava dilekçesinde “v.s. deliller” denilmek suretiyle, davacının yemin deliline de dayandığının kabulü ile davalıya yemin teklifine hakkı olduğu usulen hatırlatılmalı, sonucuna göre karar verilmelidir. Bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hükme varılması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/1287, K. 2009/992, 23 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama