KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/1381 E., 2008/2374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, yanlar arasında yapıldığı ileri sürülen ve davacının, davalıya ait inşaatların “ iç ve dış sıvası” işini yüklenmesini içeren sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup, ödenmeyen imalât bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı yüklenici; davalı iş sahibidir.
Davacı, davalıya ait inşaatların 1995 ilâ Mart 2001 tarihleri arasındaki süre içinde “iç ve dış sıva” işini yaptığını ve yaklaşık olarak 250.000,00 YTL alacaklı olduğunu bildirerek; fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmak suretiyle, bu miktardaki iş bedelinin 1.000,00 YTL tutarındaki kısmının tahsilini istemiştir. Davalı vekili, dava konusu alacağın zaman aşımı süresinin dolması sonucu öncelikle bu sebeple reddi; aksi halde ise, iş bedelinin tümü davacıya ödendiğinden davanın esastan da reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun 16.07.2007 tarih ve 308 sayılı kararıyla ...-... İlçesinde ticaret mahkemesi kurulmasına ve 19.07.2007 tarih ve 336 sayılı kararı ile de yargı sınırlarının belirlenmesine karar verildiği; belirlenen yargı sınırlarına göre uyuşmazlığın çözümünde ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu ve kamu düzeni gereği açıklanan yetkili mahkemenin mahkemece doğrudan gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, az yukarıda açıklandığı üzere; Borçlar Yasası’nın 355.maddesi hükmünde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. HUMK’nın 9.maddesi uyarınca, her dava, kural olarak, davalının yasal yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Sözleşmelerden doğan davalar; ayrıca sözleşmenin yerine getirileceği yani eserin yapılacağı yer mahkemesinde de görülebilir (HUMK.md.10). Taraflar arasında yetki sözleşmesi varsa o yer mahkemesi de yetkilidir (HUMK.md.22).
Kural olarak alacak davaları, kamu düzeni ile ilgili olmadıkları için, somut olayda davacı tarafın az yukarıda belirtilen mahkemelerin birinde davasını açmak konusunda seçimlik hakkı vardır. Davacı da, dava tarihi itibariyle davalı kooperatifin yasal yerleşim yeri mahkemesinde davasını açmış olup; davalı tarafça da yetki itirazında bulunulmamıştır.
Davacı ile davalı kooperatif arasında “kooperatif üyeliği” ilişkisi bulunmadığı gibi, uyuşmazlık da eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Bu sebeple, HUMK’nın 17.maddesi hükmünde öngörülen “mutlak yetki kuralı” somut olayda uygulanamaz. Diğer yandan, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararlarında yargılaması sürdürülen davaların, ... İlçesinde kurulan asliye ticaret mahkemelerine devrine yönelik bir düzenleme yoktur.
Kaldı ki, mahkemelerin görev ve yetkileri yasa ile düzenlenebilir. Uyuşmazlığın doğmasından önce yasal olarak belli olan yetkili mahkemede dava açılmış bulunmasına ve dava tarihinden sonra kurulan ve faaliyete geçirilen ... Asliye Ticaret Mahkemesine davaların devrini öngören yasal bir sebep bulunmadığına ve ayrıca davalı yanca da yetki itirazı yapılmadığına göre; mahkemece, doğrudan yetkisizlik kararı verilmesi doğru değildir. Açıklanan bu sebeplerle karar bozulmalıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/1381, K. 2008/2374, 11 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama