KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/1891 E., 2009/1060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k. davalı vekili avukat ..... ile davalı-k. davacı vekili avukat .... .... Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinin feshiyle ödenen iş bedelinin istirdadı istemiyle açılmış, davalı reddini savunmuş, karşı davasında gerçekleşen iş bedelinin ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne dair karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında imzalanan 09.08.2002 tarihli sözleşmede, yapılması gereken imalât gösterilmiş, bunların karşılığı toplam 55.000 DM ödenmesi kararlaştırılmıştır. Bu haliyle sözleşmenin BK’nın 365. maddesinde tanımlanan götürü taahhüt olduğu anlaşılmaktadır. Götürü bedelin tümüyle ödenmesi için taahhüt edilen imalâtın da tam olarak yapılması gerekir. Kısmen ifa olunmuş ise yüklenici ancak ifa oranında bedele hak kazanır. Somut olayda işin tamamlanmadığı ortadadır.
O halde yapılması gereken iş, gerçekleşen imalâtın tüm işe göre fiziki oranı bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle bulunmalı, bu oran götürü bedele uygulanarak yüklenicinin hakedişi karşı davada hüküm altına alınmalıdır. Bilirkişinin karşı dava tarihi itibariyle hesapladığı bedelin kabulü usul ve yasaya aykırı olmuş, bozulması uygun bulunmuştur.
3-Asıl davada alacağın reeskont faiziyle tahsili istenildiği halde mahkemece yasal faize hükmedilmiştir. Oysa 3095 sayılı Yasanın 2/II. maddesince reeskont faizi istenebileceğinden dava tarihinden itibaren değişen oranlar gözetilmek suretiyle alacağın reeskont faiziyle tahsiline karar verilmemiş olması da bozma nedenidir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/1891, K. 2009/1060, 27 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama