KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/3889 E., 2009/2560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Birleşen 2007/268 Esas sayılı davada Birleşen 2007/442 Esas sayılı davada
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı gelmedi. Davalı vekili avukat..... .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava ve birleşen davalar arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca tapu iptâli ve tescil istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında Ankara 52. Noterliğinde biçimine uygun olarak düzenlenen 25.10.2005 gün, 26240 yevmiye nolu düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi ve kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün 7. maddesinde kottan çıkacak
bağımsız bölümlerin yükleniciye ait olacağı kararlaştırılmıştır. Davalı arsa sahibi davacının inşaattan 4 adet fazla dairenin çıkabileceğini sözleşmenin yapıldığı zamanda bildiğini, gerçek amacını sözleşmenin başından itibaren gizleyerek edimler arasında oransızlık yarattığını, ivazlar arasında aşırı oransızlık bulunduğunu savunmuştur. Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmamış bu doğrultuda inceleme yapılmamıştır. Sözleşmenin yapılmasında ivazlar arasında aşırı orantısızlık bulunması ve davalının müzayaka altında bulunmasından istifade edilmiş olması ve bunun hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmesi halinde sözleşmenin bu hükmüyle bağlı tutulması mümkün değildir.
Bu halde mahkemece yapılması gereken iş; belediye işlem dosyası ile inşaat ruhsatı getirtilmek ve ilgili belediye imar müdürlüğünden araştırılmak suretiyle hükme esas raporu veren bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sözleşmenin yapıldığı tarih itibarıyla kotta yapılacak daire sayısını saptamak, kottan kazanılacak dairenin o tarih itibariyle gerçekleşen miktarda olacağının anlaşılması durumunda BK’nın 21. ve 31. maddelerinde belirtilen sözleşmenin tamamlanmasından itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davalının gabin savunması reddedilerek şimdiki gibi asıl ve birleşen davaları sonuçlandırmak,
sözleşmenin imzalanmasından sonra yapılan imar değişikliği sebebiyle kottan daha fazla daire kazanıldığının belirlenmesi halinde davalının uyarlama istemi niteliğindeki savunması üzerinde durulup bu konuda delilleri toplanıp değerlendirmek suretiyle davaların sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/3889, K. 2009/2560, 4 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama