KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/4109 E., 2008/7238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat .... Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesine dayalı ayıplı imalât nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davalı reddini savunmuş, mahkemenin davanın reddine dair kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında kumaş boyama ve baskı işlerinin davalı tarafından yapıldığı konusunda eser sözleşmesinin varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık eserin ayıplı imâli konusundadır. Kural olarak iş sahibi eserin tesliminden sonra varsa eserdeki ayıpları yükleniciye bildirmeye mecburdur (BK’nın 359.maddesi).
İşin kusurlu olması ve kabule icbar edilemeyecek derecede kusuru nedeniyle reddi gerektiği durumda iş sahibi kusurun derecesine göre eserin reddini veya bedelden indirim yapılmasını, ayrıca bu nedenle uğradığı zarar ve ziyanı da isteyebilir (BK’nın 360.maddesi). Somut olayda davacı eserin ayıplı imâli nedeniyle yurt dışındaki alıcısı tarafından reddedildiğini belirterek uğradığı zararı istemiştir.
Gerek tesbit raporuyla, gerekse mahkemece yaptırılan teknik inceleme raporuyla, eserin ayıplı olduğu saptanmıştır. Kumaşların teslim tarihlerine göre (en son 06.03.2003), davacının 11.03.2003 tarihinde yaptığı ayıp ihbarının süresinde olduğu kabul edilmelidir. bu nedenle davacının zarar istemi yerinde ise de taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından, davacının yurt dışına ihraç edileceği iddiasıyla döviz cinsinden zarar hesabının hukuki dayanağı yoktur.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak, davalının sevk irsaliyelerindeki kumaş miktarına göre ayıbın tutarını Türk Lirası olarak hesaplamak, bundan kumaşların ayıplı haliyle piyasadaki satış bedelini düşmek, varsa kalanı üzerinden, davacının 25.03.2003 günlü faks mesajındaki kabul ettiği tutarı da gözetmek suretiyle hüküm kurmaktan ibarettir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan uyuşmazlığı ortada bırakır biçimde davanın reddi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/4109, K. 2008/7238, 3 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama