KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/4117 E., 2009/4166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve 24.770,80 YTL’nin takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ve takip giderleriyle imkan verecek tarzda davalının Antalya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2005/13106 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptâli ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve icra takibi dışında davacıya yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce alacak aslına mahsubuna karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Antalya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2005/13106 takip sayılı dosyası kapsamından; davacı şirketin, davalı hakkında adî takip yoluyla başlatmış olduğu icra takibine 12.08.2005 tarih ve 116185 numaralı 45.672,49 YTL tutarlı faturayı dayanak aldığı ve faturada gösterilen alacağın 25.131,17 YTL tutarındaki ödenmeyen alacak kısmının ve 1.320,43 YTL işlemiş temerrüt faizinin tahsilinin istendiği ve süresindeki davalı takip borçlusunun itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; icra takibinden sonra ve davadan önce yapılan ödemelerin mahsubu ile geriye kalan 8.348,17 TL asıl alacak üzerinden davalının itirazının iptâli istemiyle açılan davanın da süresinde olduğu saptanmıştır.
Yanlar arasında adî yazılı şekilde yapılan 26.05.2004 tarihli sözleşme, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımlanan bir eser sözleşmesidir. Bu sözleşmeyi, davacı şirket yüklenici; davalı şirket ise, iş sahibi sıfatlarıyla imzalamışlardır. Sözleşmenin konusu 2. madde hükmünde açıklanmış ve 3. maddesi hükmünde ise, işlerin tanımı yapılmıştır.
Davacı yüklenici, kesin hakediş olduğu bildirilen 10 numaralı hakediş bedelini içerir 02.08.2005 tarih ve 116172 numaralı faturayı düzenlemiş ve KDV dahil toplam iş bedelinin 144.537,51 YTL olduğu faturada açıklanmıştır. Davacı tarafından sunulan kesin hakedişte “desen yapılması” imalâtının birim fiyatının da m2/50 TL olarak gösterilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı iş sahibi tarafından sunulan kesin hakediş raporunda ise, davalı tarafça düzeltmeler yapıldığı görülmektedir.
LO
./.. s.2
15.H.D. 2008/4117 2009/4166
İcra takibine dayanak alınan ve sayısı yukarıda belirtilen fatura, “mutfak tezgahlarının” yapım bedelinin ödenmesi için düzenlenmiş olup, bu fatura konusu işin, sözleşme konusu iş olup olmadığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporları değerlendirildiğinde anlaşılamamaktadır. Az yukarıda açıklandığı üzere, kesin hakediş olduğu bildirilen hakediş raporunda yazılı tüm iş bedeli, 02.08.2005 tarih ve 116172 numaralı faturada gösterilmiştir.
Mahkemece, bu hususlar değerlendirilmemiştir. Takibe dayanak alınan fatura konusu işin sözleşme konusu iş olduğuna değinilmemiş ve mahkeme kararında bedeli uyuşmazlık konusu olan işin “göbek desenleri” işi olduğu açıklanmıştır. Oysa, HUMK’nın 388 ve Anayasa’nın 141. maddelerine göre mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur.
Çünkü, taraflar ancak gerekçe sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi Yargıtay denetimi de ancak kararın gerekçe içermesi halinde mümkün olabilir. Hangi maddi olayın, hangi hukuki sebeple davacıyı haklı gösterdiğinin, gerekçeli kararda açıklanmamış olması halinde, hükmün gerekçeli olduğu kabul edilemez. Bu sebeplerle, kararın HUMK’nın 388 ve 389. maddeleri hükümleri gereğince bozulması gerekmiştir.
...
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/4117, K. 2009/4166, 7 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama