KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/4142 E., 2008/7231 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, alacak ve manevi tazminat istemleriyle açılmış, mahkemece akdi ilişkinin ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirketle projelerin, yapılacak tesisteki konuşlandırma işlemlerinin, konutların dış cephe ve iç mimari mekan düzenlerinin yapılması, inşaat aşamalarında kontrollük ve danışmanlık hizmetleri verilmesi konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, müvekkilinin İstanbul’dan Bodrum’a gelip 2 ay çalıştığını, yazılı sözleşme aşamasında ilişkinin bozulduğunu belirterek alacak ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur. Davalı vekili ise davacıdan teklif aldıklarını, sözleşme imzalanmadığını akdi ilişkinin kurulmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket genel müdürü tarafından davacıya yazılan 31.08.2006 tarihli yazıda, eşyaların İstanbul’dan Bodrum’a ve buradan da istediğiniz bir yere taşınması karşılığı olarak faturasını getirmeniz koşuluyla 2.000,00 YTL ödeme yapmayı kabul ettikleri bildirilmiştir. Ayrıca aynı yazıda davacıya ayrılan ev için ödenen kira bedelinin evin boşaltılmaması halinde davacıdan isteneceği belirtilmiştir. Davalı şirket genel müdürü tarafından davacıya yazılan bu yazı değerlendirildiğinde taraflar arasında akdi ilişkinin sözlü olarak kurulduğu sonucuna varılmaktadır.
Davalı şirket tarafından davacıya fesih konusunda veya işi bırakması konusunda herhangi bir yazı yazılmamıştır. Davacı yazılı sözleşmenin imzalanmaması üzerine işi bırakıp İstanbul’a dönmüş, bu hareketi ile davacı akdi ilişkiyi sona erdirmiştir.
Eser sözleşmesine dayanan ilişkilerde yüklenici tarafından yapılan ve işsahibinin kullanabileceği yasaya uygun iş varsa, bunun bedelinin yüklenici tarafından istenmesi mümkündür. Yüklenici iş bedeli dışında, kural olarak yaptığı giderlerin tahsilini isteyemez. Çünkü yapılan giderlerin iş bedeline hak kazanmak için yapılmaları zorunludur.
Somut olayda, akdi ilişkinin ispatlanamaması nedeniyle dava reddedildiğinden, işin esasına ilişkin inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Taraflar arasında sözlü olarak akdi ilişki kurulduğu değerlendirilmeksizin, işin esası incelenmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; taraflar arasında sözlü olarak akdi ilişkinin kurulduğunun kabul edilmesinden, işin esası incelenerek bilirkişi raporu da alınmak suretiyle, davacı tarafından yapılmış davalı şirketin işine yarayan, kullanabileceği yasaya uygun bir iş varsa bedelinin 2006 yılı mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplattırılıp karar altına alınmasından, bu nitelikte bir iş yoksa işin davacı tarafından bırakılmış olması da değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece akdi ilişkinin ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği halde, maktu vekâlet ücreti yerine nisbî vekâlet ücretinin karar altına alınması da kabule göre bozma nedenidir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/4142, K. 2008/7231, 3 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama