İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 15. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2008/4993 K.2009/4456

... ...

Esas2008/4993Karar2009/4456Tarih20 Temmuz 2009Okuma6 dk · 1.223 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/4993 E., 2009/4456 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Temmuz 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Hakimliği
Davacılar
...,...,...,...
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.223 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

... ...

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı ... Kooperatifi vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili gelmedi. Davalı Kooperatif vekili avukat ... .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

- KARAR -

Dava ve birleşen davada arsa sahiplerince, davalı yüklenici kooperatif ile aralarındaki satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki inşaata başlama ve bitiş tarihlerinin tespiti, sözleşmedeki maktu kirayla ilgili maddesinin uyarlanarak yükseltilmesi ve tahsili talep edilmiş, mahkemece davaların kabulüne dair verilen karar, davalı kooperatif vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Bir kısım davacıların murisi ... ile davalı kooperatif arasında Sivas 1. Noterliği’nde 19.01.1996 tarih ve 01696 yevmiye nosu ile Düzenleme Suretiyle Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedilmiştir. Diğer arsa sahipleri tarafından da davalı yüklenici kooperatife sözleşme kapsamında tapu devirleri yapılmak suretiyle sözleşme taraflar için geçerli ve bağlayıcı hale gelmiştir.

LO ./.. s.2

15.H.D. 2008/4993 2009/4456

Sözleşme hukukunda temel koşul, tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kararlaştırılan şekil ve zamanda yerine getirmek zorunda olmalarıdır. Sözleşme kurulduktan sonra, şartlarda değişiklik ortaya çıksa bile, kural olarak yanlar sözleşme gereğini aynen yerine getirmekle yükümlüdür. Temel kural budur ve bu kurala “ahde vefa” (söze bağlılık) ilkesi denilmektedir.

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibinin sözleşmeden doğan hakkı, inşaatın zamanında bitirilip teslim edilmesini istemektir. Yüklenicinin edimini zamanında ifa etmemesi nedeniyle arsa sahibinin gecikmeden kaynaklanan kira tazminatını talep ise kanundan doğan bir haktır (BK.106/I. mad.).

Yüklenicinin edimini zamanında ifa etmemesi halinde talep edilebilecek olan kira tazminatı teslimde gecikilen her ay için ödenecek bir miktar paradır. Taraflar sözleşmeyle kira tazminatı miktarını belirleyebilecekleri gibi böyle bir düzenlemenin bulunmaması halinde istenebilecek gecikme tazminatı mahkemece rayiçlere göre belirlenir.

Arsa sahibinin, karşı yanın edimini zamanında yerine getirmesi amacıyla sözleşmede kararlaştırılan kira parası ile gecikmenin süresine bakılmaksızın bağlı kalacağının kabul edilmesi, edimini sözleşmeye göre tam ve eksiksiz olarak zamanında yerine getirmeyen yüklenicinin uzun süreli gecikmelerde sözleşmede kararlaştırılan ve zamanla rayiçlere göre düşük kaldığı anlaşılan kira (gecikme) tazminatı ile sorumlu tutulmasının iyiniyet kuralları ile bağdaştığı kabul edilemez.

Sözleşmeyle konulan kira tazminatı, edimin zamanında yerine getirilmesini güvence altına almak amacı taşımaktadır. Böyle bir şart konulmamış olsaydı alacaklı daha iyi durumda olacaksa, şartın amacı da gerçekleşmemiş olacaktır. Ayrıca sözleşmede asıl olan borcun sözleşme şartlarına uygun ve zamanında yerine getirilmesidir. İfanın uzun süreli olarak yerine getirilmemesi hali tarafların sözleşmeden bekledikleri bir durum değildir.

O halde maktu olarak kararlaştırılan kiranın uzun süreli gecikmelerde dahi geçerli olacağının kabul edilmesi yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların sözleşmeden bekledikleri yarar ile iyiniyet kuralları ve hakkaniyete aykırıdır. Maktu gecikme tazminatının uzun süre tarafları bağlamayacağı kabul edildikten sonra, kararlaştırılan bu miktarın hangi süre ile yanları bağlayacağı sorununa gelince; kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde işin yapım süresi genellikle birkaç yıl olup, çok uzun bir zamana yayılmamaktadır.

Somut olayda, sözleşmedeki işin süresi de dikkate alındığında kararlaştırılan maktu kiranın bir yıl süreyle geçerli olacağının kabulü olayın özelliğine de uygun düşecektir.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; taraflar arasındaki 19.01.1996 tarihli sözleşmeye göre işin ifası süresi 36 ay olup, sürenin ruhsat tarihinden başlayacağı kabul edilmiştir. Ancak yüklenici ruhsat almadan işe başlamış, ruhsat daha sonra 30.11.1999 tarihinde alınmıştır. Sözleşmenin 2. maddesi hükmü karşısında sürenin inşaata fiilen başlandığı 01.06.1997 tarihinden hesaplanması ve sürenin bitim tarihinin 01.06.2000 olarak belirlenmesi doğrudur. Sözleşmenin 2. maddesinde gecikme halinde, her ay için daire başına 4.000.000 TL (4,00 TL) kira olarak ödeneceği öngörülmüş ise de, davacılar makul süre olan bir yıl için bu bedele katlanmak zorundadır.

./..

s.3

15.H.D. 2008/4993 2009/4456

Bu durumda mahkemece gecikme tazminatının ilk yıl için sözleşmeyle kararlaştırılan maktu bedel üzerinden, sonraki süre için ise bilirkişilerce belirlenen rayiç kira üzerinden ve davacılar talebi de nazara alınarak hüküm altına alınması gerekirken, tüm gecikme süresi için rayiç kira esas alınarak hesaplama yapılması doğru olmadığı gibi...tapuda malik olup, sözleşmede arsa sahibi olarak yer aldığı halde, davada taraf olmadığından, arsa sahiplerine verilecek dairelerin tamamı üzerinden kira bedeli hesabı ile hüküm altına alınması, ayrıca 14.01.2004 tarihinde asıl, 02.11.2004 tarihinde birleşen davanın açıldığı dikkate alınmaksızın kabul edilen tüm alacağa dava tarihinden faiz yürütülmesi de doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yüklenici kooperatif yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı Kooperatife verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı ... Kooperatifi’ne geri verilmesine, 20.07.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif)

KARŞI OY YAZISI

Yanlar arasındaki 19.01.1996 tarihli ve 01696 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin (2) maddesi hükmü “verilecek olan daireler inşaat ruhsatı alındıktan sonra 36 ay içerisinde teslim edilecektir. Daireler süresinde teslim edilmez ise, teslim edilemeyen daireler için aylık daire başına 4.000.000 (dörtmilyon) TL kira ödenecektir.” şeklindedir. Davada, sözleşmenin bu hükmünün uyarlanmasıyla aylık gecikme tazminatının (kira) (50.00) TL olarak davalıdan tahsili istenmiştir. Mahkemece, bu yöndeki davacı talebi kabul edilerek 41.100,00 TL gecikme (kira) tazminatının davalı yükleniciden tahsiline karar verilmiştir.

./..

s.4

15.H.D. 2008/4993 2009/4456

Türk öğreti ve uygulamasında, sözleşmenin yapılmasından sonra umulmayan bir neden (Emprevizyon nazaryesi) akdin ifasını taraflardan biri için çok ağırlaştırmışsa Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesine dayanılarak, sözleşmede uyarlama ile ilgili bir hüküm olmasa bile, hakimin sözleşmeyi TADİL veya UYARLAYABİLECEĞİ kabul edilmektedir (Y.H.G.K. 03.02.1988 T. 1987/11-411 K. ve 1988/66 Karar sayılı ilâmı).

Ancak, hukuk sistemimizde Borçlar Kanunu’nun 19. maddesindeki buyurucu hükümlere aykırı olmamak koşuluyla irade özgürlüğü ve sözleşme serbestisi sınırları içinde taraflar, diledikleri gibi sözleşme yapabilirler. Sözleşme ilkesine egemen olan ve öncelikle uyulması ve uygulanması gereken hükümler sırasıyla amir hükümler ve amir hükümlere aykırı olmamak kaydıyla tarafların kararlaştırmalarıdır.

Az yukarıda değinildiği üzere; kural olarak hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ilkesi egemendir ve tarafların irade uyuşumu gerçekleşince sözleşmeye de bağlı kalmaları asıldır.

Ancak, emprevizyon (beklenmeyen durum) ilkesi uyarınca, sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan koşulların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanamayacak derecede bozulabilir. Bu durum adaletsizliğe dönüşmüşse taraflar artık o sözleşme ile bağlı tutulamazlar.

Çünkü, sözleşmenin işlem temeli çökmüş, sözleşmede kendiliğinden bulunan sözleşme adaleti bozulmuş, taraflar bu durumlar için bir tedbir almamış ve böylece sözleşmede bir boşluk oluşmuştur. İşte hakim bu boşluğu sözleşmenin anlamına ve taraf iradelerine önem vererek yorum yolu ile ve dürüstlük kuralına uygun olarak dolduracaktır.

Hakimin sözleşmeye müdahalesiyle sözleşmenin yorum yoluyla düzeltilmesi ve değişen hal ve şartlara uyarlanması daha çok ve önemli ölçüde kısa süreli sözleşmelerde değil ve fakat uzun ve de sürekli borç ilişkilerinde sözkonusu olabilir. Diğer yandan, beklenilmeyen hal kuralının uygulanabilmesi için diğer şartların yanında sözleşmedeki edimlerin henüz ifa edilmemiş olması gerekmektedir.

Uyarlama, ancak ileri dönük olarak yapılabilir ve geçmişe yönelik olarak hakim sözleşmeyi TADİL edemez veya UYARLAYAMAZ. Çünkü, sözleşmeye hakimin müdahalesinin istenmesine ilişkin dava tarihine kadar, tarafların yüklendikleri edimlerinin karşılıklı yerine getirilmesinde iradelerinin uyuştuğu ve aynı zamanda yüklenilen borçların kendisinden istenebilir olduğunu da onaylamış sayılacakları kabul edilmektedir.

Özetle açıklanan bu hukuksal çerçeve dahilinde somut olay değerlendirildiğinde; gecikme tazminatı kapsamında, yanlarca kararlaştırılan kira tazminatını belirleyen sözleşme hükmünün geçmişe etkili sonuç doğurur şekilde tadil olunarak uyarlandığı görülmektedir. Kira tazminatı davası yönünden mahkeme kararı, yukarıda açıklanan “uyarlama” şartlarına aykırıdır. Teslimde temerrüdün gerçekleştiği tarihten dava tarihine kadarki sürede, ancak sözleşme hükmüne göre tazminata hükmedilebilir. Kararın bu yönden de bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, kira tazminatına yönelik davalının temyiz itirazlarının da kabulü gerekir. Davalının buna ilişkin temyiz itirazının reddine dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/4993, K. 2009/4456, 20 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. - Karar -
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/4993
Karar No
2009/4456
Tarih
20 Temmuz 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/5016 K.2009/13433
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/5019 K.2009/12882
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/5050 K.2009/14555
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/5096 K.2009/4846
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/5097 K.2009/4847
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/5099 K.2009/4863

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.