KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/5115 E., 2009/5409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi uyarınca gecikme tazminatının tahsili istemiyle açılmış, davalı süresinde teslimin yapıldığını savunmuş, mahkemece savunma doğrultusunda davanın reddine dair verilen karar davacı arsa sahiplerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede inşaatın en geç 01.03.1994 tarihinden itibaren 40 ay içinde tamamlanması kararlaştırılmıştır. Davalı süresinde inşaatın bitirilerek davacıların teslim aldığını savunmuş ise de, 02.12.2002 tarihinde mahallinde yapılan tesbitte inşaatların ruhsatlı projesine aykırı olarak zemin katlarındaki balkonların salona dahil edildiği, proje tadilatı gerektiği, ayrıca ufak tefek eksiklerinin de bulunduğu saptanmıştır.
Bu haliyle inşaatların süresinde tamamlanarak teslime hazır hale getirilmediği ortadadır. Arsa sahibi davacıların sözleşmede kararlaştırılan kira kaybı istemleri haklı kabul edilmelidir. Nevar ki, inşaatın yörede meydana gelen deprem sırasında bağımsız bölümlerden birisinin davacıların yakınları tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. Yine sözleşmenin 7. maddesinde inşaatın %60 seviyesine getirildiğinde 6. madde uyarınca konulan ipoteğin fek edileceği kabul edilmiştir.
Davalı kooperatif inşaatın getirildiği seviyede ipoteğin kaldırılmasını arsa sahiplerinden istediği halde kaldırılmadığı durumda inşaatın gecikmesine sebebiyet vereceği, ayrıca arsa sahiplere atfedilebilecek bir engel durumunun kanıtlanması halinde inşaat süresini etkileyeceği kabul edilerek gecikme tazminatının hesaplatılması gerekir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş değinilen bu hususlarda davalı delilleri değerlendirilerek, deprem süresinde villaların kullanılıp kullanılmadığı hususu da gözetilerek, gecikme süresinin bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle hesaplatılıp davanın sonuçlandırılması gerekirken, teslimden bahisle red kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/5115, K. 2009/5409, 16 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama