KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/5562 E., 2009/1194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar Sadiye ve Mehmet Ünlü vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat ... .... Davalılar ve Fer’i Müdahiller avukatları ile davalı .... San. Ltd. Şti temsilcisi gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davacı arsa sahipleri yüklenici şirketle akdedilen 25.01.1994 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davalı yüklenici şirkete ait iken şirket ortağı olan davalı ... tarafından eşi olan diğer davalı ...’ye devredilen 10 no’lu dairenin muvazaalı olarak devredildiğini, inşaatın %68 oranında ikmâl edilerek terk edilmesi nedeniyle eksik işler ve kira tazminatından dolayı alacaklı olduklarını, daha önce açılan ve kesinleşen davada inşaattaki eksiklerin tamamlanması için davalı şirkete ait iken tapuda arsa sahipleri adına kayıtlı olan 6 ve 9 no’lu dairelerin BK’nın 97. maddesi uyarınca satışına izin verilmesine dair kararın kesinleştiğini,
bu iki daire satılsa bile parasının inşaatı tamamlamaya yetmeyeceğini ileri sürerek muvazaa nedeniyle 10 no’lu dairenin tapu kaydının iptâliyle davacılar adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece talep doğrultusunda 10 no’lu bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydının iptâliyle arsa payları oranında davacılar adına tesciline dair verilen karar davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... ve Mehmet Ünlü’nün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu olan 10 no’lu bağımsız bölüm taraflar arasındaki 25.01.1994 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yüklenici şirkete ait olan bağımsız bölümdür. İnşaatın devamı sırasında yüklenicinin talebiyle finans sağlamak amacıyla arsa sahipleri tarafından 10 no’lu bağımsız bölümün tapusu 13.09.1996 tarihinde yüklenici şirkete devredilmiş, şirket yetkilisi tarafından da yüklenici şirketin ortağı Mehmet Ünlü’nün eşi olan ...’ye 23.12.1996 tarihinde devredilmiştir.
Davalı ...’nün iyiniyetli şahıs olarak kabulü mümkün olmayıp, davalı eşinin ortağı olduğu şirketin durumunu bilemeyeceği kabul edilemez. Nevar ki açılan davanın niteliği nazara alındığında 10 no’lu bağımsız bölüm tapusunun iptâli ile davacılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kesinleşen dava nedeniyle mahkemece verilen karar 14.04.2005 tarihinde Dairemizce bozulmuş, 2004/7438 E.-2005/2292 K.sayılı bozma ilâmında da mahkemenin akit feshedilmişçesine bağımsız bölümlerinin iptâliyle davacılar adına tesciline karar verilmesinin ifaya izin istemine uygun düşmeyeceği açıkça belirtilmiştir.
Yüklenici şirkete ait olan 6 ve 9 no’lu bağımsız bölümler için satışa izin verilmiş olup, satış bedelinden elde edilecek miktar eksik işlerin ikmâline yetmediği takdirde davacıların 10 no’lu bağımsız bölümün tapuda devrine ilişkin işlemin muvazaa nedeniyle iptâlini istemekte davacıların hukuki yararının bulunduğu tartışmasızdır.
O halde 6 ve 9 no’lu bağımsız bölümlerin satışından elde edilecek tutar ile eksik işlerin ikmâli ve kira tazminatının karşılanması mümkün olmadığı takdirde davacılar muvazaalı şekilde davalı ...’ye devredilen 10 no’lu bağımsız bölümün de satışını talep edebileceklerinden davacılara bu yolda izin verilmesi yerine mülkiyetin davacılara itikalini sağlayacak şekilde 10 no’lu bağımsız bölümün tapusunun iptâliyle davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Nevar ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/5562, K. 2009/1194, 5 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama