KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/5636 E., 2009/5185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, taraflar arasında imzalanmış bulunan 14.07.1995 tarihli “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Büro Karşılığı İnşaat Mukavelesi”nden kaynaklanmış olup davacı arsa sahibi, gecikme nedeniyle uğradığı zararın tahsilini istemiş, davalı yüklenici davanın reddini savunmuş, mahkemece kısmen kabule dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sözleşmeye göre yapılacak inşaattan iki adet büronun davacı arsa sahibine verilmesi kararlaştırılmış, “İşin Müddeti ve Ceza” başlıklı 2. sayfada yer alan maddede; işin süresi ruhsat alınmasından itibaren 3 yıl olarak belirlenmiş ve bu sürenin aşılması halinde yüklenicinin iki büro için her ay 6.000.000 TL gecikme tazminatı ödemesi öngörülmüştür. Belirtilen bu hükümle, madde başlığından da anlaşılacağı üzere tarafların gecikmeye bağlı olarak maktu ifaya ekli cezai şart tayin iradesi taşıdıkları, tazminat belirlenmesi amaçlarının olmadığı –ki bunun aksinin kabulünün hakkaniyete aykırı olacağı da- ortadadır.
Davacının izah edilen cezai şartı isteme koşullarının somut uyuşmazlıkta gerçekleştiği sabittir. Nitekim mahkemece de gecikme süresi 89 ay kabul edilerek belirlenen bu süre üzerinden aylık 6.000.000 TL’den hesaplanan cezai şart hüküm altına alınmış, verilen karar temyiz edilmeyerek açıklanan olgular davalı yanca da kabul edilmiştir.
Ancak bu noktada davacının BK’nın 159. maddesi uyarınca lehine hesaplanan cezai şart alacağından daha fazla zarara uğradığını ileri sürmesi ve kanıtlaması halinde cezayı aşan zararını da isteyebilmesinin mümkün olduğu gözden kaçırılmış, bu yönde herhangi bir inceleme yapılmaksızın hükme varılmıştır.
Bu nedenle mahkemece yapılacak iş; davacıya ifaya ekli ceza alacağının dışında gecikme yüzünden oluşan zararını ispat için imkan tanınması konusunda uzman olan bir bilirkişi kurulu aracılığı ile mahallinde keşif yapılarak özellikle dönemler itibariyle rayiç kiraların tesbit edilmesi ve bu suretle cezayı aşan zarar tutarının hesaplatılması yoluyla taleple de bağlı kalınarak bir sonuca varılması olmalıdır.
Değinilen hususlar dikkate alınmaksızın, hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/5636, K. 2009/5185, 8 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama