İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 15. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2008/6359 K.2009/2659

Davacılar 1-..., 2-... ile davalı ... Milletlerarası İnş. Taah. Tic. San. A.Ş. arasındaki davadan dolayı Ümraniye 1. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 10.04.2007 gün ve 2006/248-2007/189 sayılı hükmü onayan Dairemizin 24.06.2008 gün ve 2007/4634-2008/4232…

Esas2008/6359Karar2009/2659Tarih7 Mayıs 2009Okuma7 dk · 1.475 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/6359 E., 2009/2659 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.475 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Davacılar 1-..., 2-... ile davalı ... Milletlerarası İnş. Taah. Tic. San. A.Ş. arasındaki davadan dolayı Ümraniye 1. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 10.04.2007 gün ve 2006/248-2007/189 sayılı hükmü onayan Dairemizin 24.06.2008 gün ve 2007/4634-2008/4232 sayılı ilamı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- KARAR -

Dava, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmış olup; bu sözleşme gereğince, davacılar tarafından davalıya temlik olunan 13196 parseldeki 154/200 payın, davalı adına olan kaydının iptâliyle eşit oranda davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir. Davanın kabulüne dair Mahkemece verilen 2006/248 Esas ve 2007/189 Karar sayılı hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiş ve yapılan temyiz incelemesi sonucu karar, Dairemizin 2007/4634 Esas ve 2008/4232 Karar sayılı ilâmı ile onanmıştır. Davalı vekili, onama kararına karşı karar düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.

İstanbul, ... Mahallesinde bulunan, 22 pafta, 5792 ve 5794 parsel sayılı olarak davacılardan ... adına tapuya tescilli taşınmazlara arsa payı karşılığı inşaat yapımı için anılan arsa sahibi ile davalı şirket arasında; aynı yerde bulunan ve pafta.

22, 5797 ve 5795 parsel sayılı olarak da davacılardan ... adına tapuya kayıtlı taşınmazlara yine arsa payı karşılığı inşaat yapımı için adı geçen arsa sahibi ile davalı şirket arasında ve ayrı ayrı 26.11.1987 günlü adî yazılı sözleşmeler yapılmıştır. Bu sözleşmeler, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlanan “eser” sözleşmesinin bir türü olan “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi”dir. Davacılar, arsa sahipleri; davalı şirket ise yüklenicidir.

Yanlar arasındaki bu sözleşmeler, Türk Medeni Kanunu’nun 706, Borçlar Kanunu’nun 213, Tapu Kanunu’nun 26. ve Noter Kanunu’nun 60. maddeleri hükümleri gereğince “resmi şekilde” düzenlenmediklerinden, kural olarak geçerli değil iseler de; sözleşmelerin konusu parsellerdeki 77/100 oranındaki paylar, yüklenici şirketin karşı edimi karşılığı olarak; davacılarca, 27.11.1987 tarih ve 1524 yevmiye numaralı resmi işlemle davalıya kayden temlik olunduğundan ve karşılıklı edimler ifa edildiğinden sözleşmeler, tarafları bağlayıcı olmuştur (T.M.K.m.

2/2).

Sözleşmelerin konusu parseller, daha sonra tevhid ve ifraz görmüş ve 13191, 13192, 13193, 13194, 13195, 13196, 13197, 13198 ve 13199 parsellere dönüşmüştür. Yanlar arasında 17.11.1995 tarihinde “Yeni Düzenlenen Protokol” başlıklı adî yazılı yeni bir sözleşme düzenlenmiş ve 26.11.1997 tarihli sözleşme ile yine taraflar arasında yapılan 26.06.1990 ve 10.03.1994 tarihli ek protokollerin bazı maddeleri değiştirilmiş ve

... ./.. s.2 15.H.D. 2008/6359 2009/2659

sözleşmenin (3,0.) maddesi, “Arsanın tevhid ve ifrazından sonra ortaya çıkan 22 pafta 13196 nolu parseldeki toplam %23'lük hisselerini (İ.Hakkı Şenyuva ve M.Cavit Şenyuva) ... A.Ş.’ne devredeceklerdir” içerikli olarak düzenlenmiştir.

17.11.1995 günlü sözleşmenin bu hükmü gereği, arsa sahiplerince yerine getirilerek 13196 parseldeki, davacıların her birinin maliki olduğu 23/200 oranındaki hisseler, 24.11.1995 tarihinde ve 5430 yevmiye sayılı resmi işlemle davalı şirkete satılarak temlik edilmiştir. Aynı temlik sözleşmesiyle, davacı arsa sahipleri, satılan paylarla şirketin uhdesindeki mevcut hisse ile birlikte tebdilen tescilini istemişler ve 13196 parselin tümünün kayden maliki davalı şirket olmuştur.

Ayrıca, 12.05.1994 tarihinde de 2659 yevmiye sayılı resmi işlemle, davacı arsa sahipleri, parseller üzerindeki lehlerine olan ipotekleri terkin ettirmişlerdir.

Yanlar arasında en son “TASFİYE SÖZLEŞMESİ VE İBRANAME” başlıklı ve 12.05.2000 tarihli adî yazılı sözleşme yapılmıştır. Bu sözleşmenin, “KONU” başlıklı 2. maddesi hükmü; “Adıgeçen sözleşme ve ibraname aşağıda tarih, sözleşme ve protokollerle ilgili olarak tüm yazılı protokoller ve sözleşmeler iptâl edilmiş olup, bu günden itibaren son sözleşme olarak bu anlaşma yürürlüğe girmiştir.

a) 26.11.1987 tarihli sözleşme,

b) 26.06.1990 tarihli protokol,

c) 10.03.1994 tarihli ek protokol,

d) 11.05.2000 tarihli yeni düzenlenen protokol ile BU GÜNE KADAR YAPILAN YAZILI ve SÖZLÜ protokol ve sözleşmelerden dolayı taraflar birbirini ibra ederek helalleşmişlerdir” şeklinde düzenlenmiştir. Bu sözleşmede gösterilen eksik işlerle, ekindeki 12.05.2000 günlü eksik işler listesindeki tüm işlerin yapıldığını davalı şirket bildirdiği gibi; davacılarda aksini savunmamışlardır.

Davacılar, 12.05.2000 tarihli sözleşmenin “tasfiye ve ibraname” sözleşmesi olmadığını, 26.11.1987 tarihli sözleşme ile ekleri sözleşmelerin feshini düzenlediğini ve dolayısıyla karşılığında daire yapılması amacıyla bedelsiz olarak devir ve temlik edilen 13196 parseldeki 77/100 oranındaki payın iadesi gerektiğini ileri sürmekte; davalı şirket ise, belirtilen sözleşmenin “tasfiye ve ibra sözleşmesi olduğunu” savunmakta ve sözleşmelerle yüklenilen tüm edimlerini ifa ettiğini bildirmektedir.

Davacılar, yukarıda açıklandığı üzere, 12.05.2000 tarihli sözleşmenin kapsamının doğruluğunu kabul ettikleri halde, “ibra” sözleşmesi olmadığını iddia etmektedirler ve ayrıca Borçlar Kanunu’nun 31. maddesinde öngörülen hak düşürücü nitelikteki süresi içinde de, “iradeyi sakatlayan” herhangi bir sebep de bildirmemişlerdir.

Yanlar arasındaki “TASFİYE SÖZLEŞMESİ VE İBRANAME” başlıklı ve 12.05.2000 tarihli adî yazılı sözleşme, hukuksal niteliğince, “yanlar arasında yapılan tüm yazılı ve sözlü sözleşmelerde yüklenilen karşılıklı edimlerin ifayla sonuçlanmış olduğunu gösteren kesin hesap tasfiyesi ve ibra” sözleşmesidir. Çünkü, ibra, hakkın düşmesi sonucunu doğuran hukuksal bir işlem ve ayrıca alacaklının alacak hakkından vazgeçmesini ve borçlunun borcundan kurtulmasını sağlayan bir sözleşmedir.

İbra, alacak ve borcu doğrudan doğruya ve kesin olarak ortadan kaldırır (Y.H.G.K’nın 29.03.2006 T, 2006/9-82-118. Y.4.H.D’nin 31.03.1978 T, 1977/11133 Esas ve 1978/4346 sayılı kararları). 12.05.2000 tarihli sözleşmenin, (2.) maddesi hükmünde, taraflar açıkça yazılı, sözlü tüm sözleşmelerden ötürü karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettiklerini açıklamışlardır. İbra sözleşmesi, herhangi bir şekil koşuluna bağlı değildir.

...,...

./.. s.3 15.H.D. 2008/6359 2009/2659

Diğer yandan, 13196 parselin üzerlerinde tutmuş oldukları paylarını, davalı şirkete kayden satan ve arsa payı karşılığı sözleşmesi gereği davalıya yapılan pay temlikiyle davalı adına tescil edilmiş olan payla, satılan payların birleştirilerek davalı yüklenicinin parselin tümünün maliki olmasını sağlayan ve ibra sözleşmesine karşı beş yıl süreyle karşı çıkmayan ve davalının yüklendiği tüm edimlerini ifa etmediğini ileri sürmeyen ve davalının 13196 parselin tek maliki olduğu güvenini verdikten sonra,

05.11.2006 günlü bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, betonarme karkas tarzda (3) bodrum kat, zemin kat ve üç normal katlı ve (2170) m2 alana sahip bir özel ilköğretim okulunu davalı inşa ettikten sonra ibra sözleşmesine itiraz ederek 13196 parsel üzerinde davacı tarafın hak iddiasında bulunulması, objektif iyiniyet kuralına uygun düşmez. Çünkü, herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır.

Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz (T.M.K.m.2).

Yeniden yapılan inceleme ile varılan sonuca göre; açıklanan sebeplerle, davanın kabulüne dair yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken, Dairemizce onanması doğru olmamıştır. O halde, davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin yukarıda sayısı belirtilen onama kararının kaldırılmasına ve davanın reddi gerekirken; hukuksal dayanağı bulunmayan gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle ve HUMK’nın 440/I-IV. maddesi uyarınca, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne ve Dairemizin 2007/4634 Esas ve 2008/4232 Karar sayılı Onama Kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz ve karar düzeltme peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 07.05.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif)

KARŞI OY YAZISI

Ümraniye ... ,...mevkiindeki 5792 ve 5794 parseller davacı ...'ya, 5795 ve 5797 parseller ise davacı ...'ya ait iken, davalı yüklenici şirketle 26.11.1987 tarihinde adî yazılı şekilde arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede parseller üzerine yapılacak konutların %23'ünün arsa sahiplerine, %77'sinin yüklenici şirkete ait olması kararlaştırılmıştır. Sözleşme adî yazılı yapılsa da, 27.11.1987 tarihinde tapuda davacılar tarafından 77/100 payların davalı yüklenici şirkete devredilmesiyle tarafları bağlayıcı nitelik kazanmıştır. Tapuda yapılan tevhit ve ifraz işlemleri sonucunda 13191, 13192, 13193, 13194, 13195, ...,...

./.. s.4 15.H.D. 2008/6359 2009/2659

13196, 13197, 13198 ve 13199 parseller oluşmuştur. Bu parsellerden 13191, 13192, 13193, 13194, 13195 ve 13199 parseller üzerine yüklenici şirket tarafından inşaat yapılmış, bağımsız bölümler taraflar arasında paylaşılmıştır. Dava konusu 13196 parsel ile davaya konu teşkil etmeyen 13198 parseller üzerine sözleşme gereği inşaat yapılmamış, 13197 parsele ise trafo yapılmıştır.

Davacılar bu davada, sözleşme gereği yükleniciye devrettikleri 13196 parseldeki 154/200 payın tapu kaydının iptâli ile adlarına tescili isteminde bulunmuşlardır. Dava konusu 13196 parsele sözleşme sonucu inşaat yapılmadığında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu parsele yüklenici şirketin daha sonra özel okul yaptığı anlaşılmaktadır.

Dosyada bulunan ve tarafların imzalarını taşıyan 12.05.2000 tarihli "Tasfiye Sözleşmesi ve İbraname" başlıklı belgede dava konusu 13196 parselden sözedilmemektedir. Uyuşmazlık bu belgenin dava konusu parseli içerip, içermediği konusundadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu 13196 parsel ile üzerine inşaat yapılmayan 13198 parseli davacıların müvekkili şirkete sattıklarını beyan etmiştir.

Davacılar tarafından davalı şirkete satılan pay davaya konu teşkil etmeyen, sözleşme gereği davalı şirkete devredilmeyen parseldeki kalan paydır. Dava konusu pay ise davalı şirkete satılmamış, sözleşme nedeniyle devredilmiştir. Davalı yüklenici şirketin, üzerine inşaat yapılmayan parselden davacılara düşecek bağımsız bölümler yerine başka parsellerden bağımsız bölüm verdiklerine ilişkin bir savunması da bulunmamaktadır.

Sözleşmeye konu dava konusu parsele inşaat yapılmaması sonucu, davacıların sözleşmede kararlaştırılan %23 oranında bağımsız bölüm aldıklarını düşünmekte mümkün değildir.

Dosyada bulunan "Tasfiye Sözleşmesi ve İbraname" başlıklı belge üzerine sözleşme gereği inşaat yapılan parsellerle ilgilidir. Bu belgede tamamlanması gereken işler sayılmıştır. Bunlar tamamen üzerine inşaat yapılan parsellerdeki bloklarla ilgilidir. Bu dahi belgenin inşaat yapılan parsellerle ilgili olduğunu göstermektedir. Taraflar arasındaki ilişki sonlandırıldığına göre, davacıların karşılığında birşey almadan üzerine inşaat yapılmayan dava konusu parseldeki haklarından feragat ettiklerini düşünmek hayatın olağan akışına da aykırıdır.

Tasfiye Sözleşmesi ve İbraname başlıklı belge üzerine inşaat yapılan parsellerle ilgilidir. Davalı vekili dahi söz konusu belgenin dava konusu parseli de içerdiğini cevap dilekçesinde savunmamış, parseli davacılardan müvekkili şirketin satın aldığını belirtmiştir. Davacılar tarafından satılan pay sözleşme gereği yüklenici şirkete devredilmeyip, davacılar adına kalan ve davaya konu teşkil etmeyen paydır. Sözleşme gereği davalı şirkete devredilen ve üzerine inşaat yapılmayan dava konusu parseldeki 154/200 payla ilgili Mahkemece verilen Dairemizce onanan tapu iptâli ve tescil kararı doğrudur. Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddi gerekir. Sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyoruz. Karar düzeltme isteminin reddedilmesi gerekir.

...

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/6359, K. 2009/2659, 7 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. - Karar -
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/6359
Karar No
2009/2659
Tarih
7 Mayıs 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/6371 K.2009/8854
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/6373 K.2009/8723
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/6374 K.2009/8724
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/6375 K.2009/8725
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/6376 K.2009/8726
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/6377 K.2009/8727

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.