KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/6406 E., 2008/7114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacı-k.davalı şirket vekilinin tüm; davalı-k.davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece yüklenici şirketin davasının reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı-k.davalı yüklenici şirket yararına Dairemizin 2006/5951 Esas ve 2007/6593 Karar sayılı ilâmı ile bozulmuş ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/273 Esas sayılı hükmü ile birleştirilen davanın davacısı ... lehine hükme bağlanan 18.186,00 YTL. alacağın tahsili koşuluyla yüklenici davacı şirkete ait (10) nolu bağımsız bölümün davalı ... adına yapılan tapu kaydının iptâli ile davacı yüklenici şirket adına tesciline karar verilmesi gerektiği açıklanmıştır. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuştur.
Taraf vekillerince imzalanan 21.07.2006 tarihli ve “protokol” başlıklı belge bozmadan sonraki yargılama aşamasında mahkemeye sunulmuş ve taraf vekilleri, bu belgenin doğru olduğunu ve tescili istenen (10) nolu bağımsız bölümün ... tarafından yüklenici şirkete ferağının verilmiş olduğunu bildirmişlerdir.
Bu sebeple, yüklenici şirketin tapu iptâli ve tescili davası konusuz kalmış ve mahkemece de bu dava konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulmuştur. Ancak, arsa sahibi davalı-davacı ..., yüklenici şirket yararına hükmedilen (7.209,09)YTL. nispî vekalet ücreti ile (268,36) YTL. yargılama giderlerinden ötürü mahkemece, sorumlu tutulmuştur.
Oysa, davanın konusuz kalması durumunda; yargılama giderleri ve bu kapsamda avukatlık ücreti, davanın açıldığı zamanda haksız durumda olan tarafa yükletilebilir. Çünkü 28.11.1956 gün ve 15/15 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararı gereğince her dava açıldığı tarihte tespit edilen duruma göre karara bağlanır.
Somut olayda ise, az yukarıda belirtilen ve arsa sahibi Nafiye yararına mahkemece hükmolunan alacağın yüklenici şirket tarafından ödenmemesi durumunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğine göre, dava tarihi itibariyle yüklenici şirket yararına avukatlık ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilemez. Bu sebeplerle, kararın bozulması gerekir ise de; mahkemece düşülen bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/6406, K. 2008/7114, 28 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama