KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/6551 E., 2009/5253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ... .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken Katma Değer Vergisi tutarının fatura tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş reeskont faizi üzerinden tahakkuk eden faiz alacağının tahsili istemiyle açılmıştır. Davalı, süresinde verdiği cevabında kesin hüküm itirazında bulunmuş, temerrüd bulunmadığından davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın ıslah edilen miktara göre kabulüne karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazları tümüyle reddedilmelidir.
2-Davalının temyizine gelince; taraflar arasındaki ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2000/806 Esas, 2001/46 Karar sayılı dava dosyasında, davacının Katma Değer Vergisi alacağı ile bunun 15.04.1999 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağına yönelik takibe vâki itirazın iptâline dair davası mahkemece reddedilmiş, red kararı Dairemizce onanmış, karar düzeltme istemi de, sözleşme konusu işin KDV’den muaf olmadığı, ancak vergi mahkemesi kararı ile davacının vergi borçlarına mahsubunun yapıldığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Görülüyor ki, davacı işlemiş faiz isteminin reddine dair karar açıklanan gerekçeyle onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Eldeki davada aynı nedenlere dayanarak fatura tarihinden 05.11.2004 mahsup tarihine kadar faiz istenmiş ise de derecaattan geçerek kesinleşen karar uyarınca işlemiş faiz istenilemeyeceği sabit olmuştur.
O halde tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kesinleşmiş ilâmın varlığı gözetmeksizin kabul kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/6551, K. 2009/5253, 12 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama