KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/947 E., 2009/1575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile tapu kayıtlarına konulan şerhin kaldırılması istemlerine ilişkindir. Davalı imar çalışmaları sonucu arsanın inşaat ruhsatı alımına uygun duruma getirildiğini, iyiniyetli bulunmayan davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin davanın kabulüne dair kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında biçimine uygun imzalanan 30.12.1993 tarihli sözleşmede davacıya ait parsellerin tevhid edilerek %60 ve %40 oranlarında taraflarca paylaşılması kabul edilmiştir.
Taraflarca imar uygulaması sonucu arsaların inşaat yapımına uygun hale getirilmesi ve belediyece onaylanacak projeye göre paylaşımın yapılacağı bu işlemlerin de uzun süreceği öngörülerek inşaat yapım süresinin ruhsat alınma tarihinden başlatılması kabul edilmiştir.
Nitekim 23.05.2005 onay tarihli imar planının uygulanmasından sonra belediye encümeninin 14.03.2006 tarihli kararıyla tevhitle oluşacak parsel üzerinde yapılabilecek yola terk, yeşil alan, okul gibi kısımlar dışında kalan kısmın tapuya tesciline karar verilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesinde bu kalan kısım için sözleşme uyarınca inşaat yapılıp yapılamayacağı yeterince araştırılmış değildir.
Her ne kadar sözleşmede tanımlanan akaryakıt istasyonu, dükkanlar ve bürolar gibi binaların inşaa edilmesi mümkün değildir denilmiş ise de yapılması mümkün olacak inşaatın özellikleri belirtilmeden sözleşmenin batıl olduğu sonucuna varılmıştır.
Oysa yapılması gereken iş yeniden atanacak uzman bilirkişiler aracılığıyla yukarıda sözü edilen belediye encümen kararına göre inşaat alanına ayrılan yerde inşaat yapım koşullarının irdelenmesi, sözleşme koşullarında inşaat yapılmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulmasından ibarettir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan sözleşmenin imza tarihine göre iki parsel üzerine inşaat yapma olanağı bulunmadığından ve katlanılabilen makul sürenin geçtiğinden bahisle davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/947, K. 2009/1575, 19 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama