KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/1152 E., 2010/1308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı-k.davacı ... vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili gelmedi. Davalı-k.davacı vekili Avukat Uğur Budak .... Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı-k.davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Asıl dava eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptâli ve takibin devamı, birleşen dava ise aynı sözleşme gereğince kararlaştırılan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-birleşen dava davalısı vekilinin tüm, davalı-birleşen dosya davacısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İcra ve İflâs Kanunu’nun 67/II. maddesi gereğince itirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması zorunludur. Somut olayda alacağın varlığı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuyla saptandığından alacak likit ve borçlu itirazında tamamen haksız değildir. Bu sebeple koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulü doğru olmamıştır. Kararın bu sebeple bozulması gerekir. Nevar ki düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/1152, K. 2010/1308, 9 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama