KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/3513 E., 2010/4156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eksik iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davada, Elazığ 2. Noterliği’nce doğrudan düzenlenen 08.02.2001 tarihli, 3177 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak açılmış olup; sözleşmeyle yapımı davalı yüklenici tarafından yüklenilen davacıya ait bağımsız bölümlerin eksik yüzölçümle yapılması sebebiyle 6.000,00 TL eksik iş bedelinin davalıdan tahsili istenmiştir.
Davacı ..., az yukarıda belirtilen sözleşmenin tarafı olmadığı gibi, sözleşmenin tarafı olan arsa sahibi Sırrı Karaatlı tarafından da varlığı ileri sürülen alacağın davacıya temlik edilmiş olduğunu gösterir yazılı sözleşme de sunulmamıştır (BK.163.md.). Davada taraf ehliyeti, dava koşulu olup; yargılamanın her aşamasında mahkemece doğrudan gözetilmesi gerekir.
Dava dilekçesinde her ne kadar, “Sırrı Karaatlı adına vekâleten” cümlesi yazılmış ise de; adı geçen adına asaleten ya da vekâleten vekâletname sunulmamıştır. HUMK’nın 67. maddesi hükmü uyarınca, vekâletnamenin aslını veya örneğini vermeyen vekil dava açamaz ve yargılama ile ilgili hiçbir görev yapamaz.
Şu kadar ki, gecikmesinde zarar umulan hallerde mahkeme vereceği kesin bir süre içinde vekâletnamesini getirmesi şartı ile vekilin dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Dava dosyası kapsamı incelendiğinde de; mahkemece, HUMK’nın 67. maddesi gereğince işlem yapılmadığı anlaşıldığı gibi, karar da davacı ...’ya yönelik verilmiş ve aynı şahsın vekilince de karar temyiz edilmiştir.
Açıklanan bu sebeplerle, davanın “aktif husumet ehliyetinin” yokluğu sebebiyle usulden reddi gerekirken; mahkemece, uyuşmazlığın esası incelenerek, yazılı gerekçelerle davanın esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekir ise de, mahkemece düşülen yanlışlığın ve gösterilen gerekçenin düzeltilmesiyle ve gösterilen gerekçeyle davanın reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan, HUMK’nın 438/son maddesi gereğince ve ayrıca davalı yararına hesaplanan vekâlet ücreti tutarı da yanlış hesaplandığından aynı Kanunun 438/VII. maddesi gereğince kararın hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
15.H.D. 2009/3513 2010/4156
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/3513, K. 2010/4156, 19 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama