KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/1333 E., 2010/1998 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı alacağın muaccel olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemenin, davanın kabulüne dair kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Mahkemece, itirazın iptâli ile takipten sonra yapılan ödemelerin mahsubu suretiyle takibin devamına karar verilmiştir. Takip talepnamesinde asıl alacak yanında 1.818,00 TL işlemiş faizin de tahsili talep edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde ödemenin, işin kabulünü müteakip yapılacağı kararlaştırılmış olup işin kabulünün ne zaman yapılacağı belirli olmadığından sözleşmede kesin vadenin bulunduğundan sözedilemez.
Takipte alacağa dayanak gösterilen 27.12.2006 tarihli faturada ödeme istemi yer almadığı için fatura tebliğiyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilemez. İşin kabulü 03.08.2007 tarihinde yapıldığından davacının bedelin tahsili istemi yerinde ise de takipten önce BK’nın 101/I. maddesi uyarınca alacağını belirterek davalıyı temerrüde düşürdüğünü kanıtlaması zorunludur. Dosyaya bu hususta belge ibraz edilmediğine göre temerrüt, takip tarihinde gerçekleşmiştir.
Bu nedenle davacının işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmelidir. İşlemiş faiz alacağını da kapsar şekilde takibin devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ve infazda tereddüt yaratacak biçimde sonradan yapılan ödemenin tarihi belirtilmediğinden karar bozulmalıdır. Nevar ki düşülen bu yanlışlığı giderilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden hükmün, HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2010/1333, K. 2010/1998, 7 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama