KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/2636 E., 2010/4724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı-k.davalı ... İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı-k.davacı ... İnş. Tur. Mad. Tic. San. A.Ş. vekillerince temyiz edilmiş, davacı-k.davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili Avukat Aytekin Bişkin ile davalı-k.davacı vekili Avukat .... Birleşen davanın davalısı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 01.08.2002 tarihli sözleşmeden kaynaklanmış olup, davacı taşeron şirket, yapılan imalât bedelinin tahsilini, davalı ... karşı davanın davacısı yüklenici şirket ise davacı taşeron namına yapılan ödeme vs. giderlerin tahsilini istemiş, mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce bozulması üzerine bozmaya uyan mahkemece asıl davanın hakemde görüleceğinden bahisle görev yönünden reddine, karşı davanın ise esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Sözleşmedeki tahkim şartına rağmen asıl dava mahkemede açılmış, davalı ise tahkim itirazına rağmen şartlı olarak karşı davasını harcını da yatırmak suretiyle aynı mahkemede ikame etmiştir. Böylece ihtilâfın genel mahkemelerde görüleceği hususunda tarafların iradelerinin birleştiği ve tahkim itirazından vazgeçildiği kabul edilmelidir. Esasen benzer ihtilâflarda da Dairemizce aynı yönde uygulama yapılmakta olup tahkim itirazının dahi şartlı yapılmaması zorunludur. İtirazla birlikte karşı davanın açılmış olması itirazdan vazgeçildiği anlamını taşır (Dairemizin 23.03.2010 gün 2010/1581 Esas ve 2010/1652 sayılı kararı).
Bu durumda mahkemece esasen önceden reddedilmiş bulunan tahkim itirazı gözetilmeden her iki davanın esası incelenerek sonuçlandırılması gerekirken asıl davada görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2010/2636, K. 2010/4724, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama