KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/3834 E., 2011/5119 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Vek. Av. ...
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Uyuşmazlık Kahramanmaraş İşitme Engelliler Okulu Onarım İnşaatına ait 09.08.2007 tarihli sözleşmeden kaynaklanmış olup, davada iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istenmiştir. Mahkemece asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden davanın kabulüne, icra inkâr tazminatının reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı yüklenicinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı idare vekilinin temyizine gelince;
Davacı alacaklı icra takip talebinde 11.311,75 TL asıl alacak yanında, fatura tarihi ile icra takip tarihi arası için 668,97 TL'de işlemiş faiz talep etmiş, mahkemece birikmiş temerrüt faizi alacağı yönünden de itirazın iptâli ile takibin devamına karar verilmiştir.
BK'nın 101/I. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinden doğan alacaklarda muaccel hale gelmiş bir alacağın borçlusu alacaklının yöntemine uygun ihtarıyla temerrüde düşer ve faiz alacağı temerrüt tarihinden itibaren işlemeye başlar. Ödeme talebini içermediği sürece soyut fatura tebliği temerrüt için yeterli değildir.
Somut olayda davalı borçluya gönderilen takip konusu 25.12.2007 tarihli ve 11.311,75 TL miktarlı fatura, ödeme talebini içermediğinden borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte değildir. İcra takibinden önce borçlunun ihtarla temürrüde düşürüldüğü de davacı alacaklı tarafından iddia ve ispat olunmamıştır. Bu durumda davalı borçlunun icra takip tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek takip öncesi döneme ilişkin
birikmiş temerrüt faizi alacağına yönelik itirazın iptâli isteminin reddi gerekirken, fatura tanzim etmekle temerrüdün oluştuğu kabul edilerek fatura tarihi ile icra takip tarihi arası için hesaplanan faiz alacağı bakımından da itirazın iptâli ile takibin devamına karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekirse de düşülen hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2010/3834, K. 2011/5119, 16 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama