KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/4242 E., 2010/4620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Asıl davada, davacı iş sahibi davalı yükleniciden kâr kaybı ve reklamasyon bedelinin tahsilini, imalât bedelinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş, birleştirilen davada ise davacı yüklenici iş sahibi aleyhine başlattığı ve iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptâli ve takibin devamını istemiş, mahkemece asıl davada menfi tespit ve kâr kaybı istemlerinin kabulüne, reklamasyon bedelinin tahsiline ilişkin istemin reddine, dava konusu kumaşların yükleniciye iadesine karar verilmiş, birleşen dava reddedilmiş, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davada davacı, birleşen davada davalı olan iş sahibi vekilinin tüm temyiz itirazları, asıl davada davalı, birleşen davada davacı yüklenici vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Asıl davada davacı iş sahibince davalı yükleniciyle kurulan akdî ilişki nedeniyle yüklenicinin edimlerini ifa etmemesi sonucu uğrandığı iddia olunan kâr kaybı alacağının tahsili de istenmiştir. Anılan istem hukuki niteliğince olumlu zarar olarak nitelendirilebilir. Ne var ki, davacı iş sahibince yükleniciye gönderilen faks yazısıyla yanlar arasındaki akdin feshedildiği hususu çekişmesizdir. Akdi fesheden tarafın ise BK'nın 108/II. maddesi uyarınca ancak olumsuz zararlarını isteme olanağı bulunmaktadır. Bu itibarla asıl davada olumlu zarar niteliğindeki kâr kaybı isteminin reddi yerine kabulü doğru olmamış, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2010/4242, K. 2010/4620, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama