İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 15. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/589 K.2011/263

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2010/589Karar2011/263Tarih25 Ocak 2011Okuma6 dk · 1.174 kelime

KÜNYE

15. Hukuk Dairesi 2010/589 E., 2011/263 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ocak 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Hakimliği
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.174 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- KARAR -

Dava, davalılara ödenen 4.000,00 TL iş bedelinin ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.575,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatların davalılardan müteselsilen tahsiline ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-26.09.2001 tarihinde davalı şirketin istihdam ettiği, diğer davalı ... tarafından, davacının “dudak yarığı burnuna bağlı olarak sekonder nazal deformite ve dudak yarığı burnu ameliyatının estetik amaçlı olarak yapılmış olduğu çekişmesizdir. Davacı vekili, yapılan ameliyatın beklenen amacı sağlamadığını ve dolayısıyla davacının burnunda ve yüzünde olumsuz yönde değişikliklerin oluşması sonucu davacının büyük üzüntü duyduğunu ileri sürerek ödenen bedelin ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının doğuştan dudak-damak yarığı rahatsızlığını taşıdığını; önceden dudak, damak ve burun ameliyatlarını geçirdiğini, davacıya estetik amaçlı yapılan ameliyatın başarılı olduğunu, ameliyat ve diğer müdahaleler için düzenlenen 24.09.2001 tarihli belgeyi imzalayan davacıya ameliyatın nasıl yapılacağının, daha sonra ortaya çıkabilecek komplikasyonların neler olduğunun; gerekli görüldüğünde ilave ve farklı şekilde müdahalelerin yapılabileceğinin davalı doktor tarafından anlatıldığını; kontrol muayenelerinin yapıldığını, tekrar ameliyat yapılmasının gerekli olduğunun bildirilmiş olmasına karşın 29.12.2003 tarihinden itibaren kontrol muayenesine gelmediğini ve davalıların sorumluluğunu gerektirecek kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Eser sözleşmesi, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde, “eser sözleşmesi öyle bir sözleşmedir ki, onunla yüklenici, iş-eser sahibinin yüklendiği ücret karşılığında bir yapıt meydana getirmeyi borçlanır” şeklinde tanımlanmaktadır. Yüklenici, iş-eser sahibi ile akdî ilişkiye girerken bir sonuç (eser) meydana getirmeyi yüklenmektedir. Bu anlamda eser, bir iş görme faaliyetinin maddi veya maddi olmayan sonucudur. Estetik ameliyatlarda ameliyatı yapan doktor, “estetik görünüm” konusunda belli bir sonucun ortaya çıkması yönünden belli bir güvence vermişse, taraflar arasındaki bu akdî ilişki niteliğince bir “eser” sözleşmesidir. Somut olayda da, yanlar arasındaki akdî ilişki, açıklanan sebeplerle niteliğince bir “eser” sözleşmesidir.

24.09.2001 tarihli ve “Ameliyat ve Diğer Müdahaleler için Muvafakatname” başlıklı ve davacı tarafından imzalanan belge kapsamı incelendiğinde; doğuştan rahatsız ve daha önce üç aylıkken dudak, 1,5 yaşındayken damak ve 19 yaşındayken de burun ameliyatı olmuş olan davacıya; mahkemenin kabulünün aksine, mevcut durumun mümkün olduğu kadar ameliyatla düzeltilebileceğinin ve bu kapsamda ileride de gerek görüldüğü takdirde ilave ve farklı şekilde müdahalelerin yapılabileceğinin doktor tarafından anlatıldığı ve bu koşullarla ameliyat yapılmasına davacının rıza gösterdiği anlaşılmaktadır.

Nitekim dosya kapsamındaki hasta muayene belgelerinden 09.07.2001, 26.03.2003, 27.08.2003 tarihli olanlarda açıklandığı üzere; davalı tarafça davacıya ilave müdahaleler yapılmış ve yapılacak yeni müdahaleler de davacıya bildirilmiştir.

Bu nedenlerle, davacının, sağlık durumunu, yapılacak müdahaleyi ve etkileri ile sonuçlarını bütün ayrıntılarıyla bildiğinin, bu konuda yeteri kadar aydınlatıldığının ve ameliyata onay vermesinin hukuka uygun şekilde yapılan irade bildirimi olduğunun kabulü gerekmektedir.

Eser sözleşmesinde de, vekâlet akdinde olduğu gibi yüklenici, işi, “sadakat” ve “özenle” yapmakla borçlu olup; doktor, mesleki bilgisinin tüm icaplarını yerine getirdiğini; bu kapsamda tıp ilminin kurallarını gözetip uyguladığını ispat etmek zorundadır.

Aksi halde, doktor, tıp biliminin verilerini yanlış ya da eksik uygulamışsa, mesleğinin gerektirdiği özel koşullara, yeteri ve gereği kadar uymamışsa, Borçlar Kanunu’nun 96. maddesi gereğince mesleki kusurunun varlığı kabul edilir. Somut olayda ise, ... Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 27.06.2008 tarih ve 4996 karar numaralı ve ayrıca ... Tıp Fakültesi ...

Anabilim Dalı öğretim üyelerince, aynı Fakültenin Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyelerince hazırlanan “konsültasyan raporu da değerlendirilerek düzenlenen raporlar ve tüm belgeler birlikte incelendiğinde; ameliyatı yapan davalı doktorun, tıp ilminin öngördüğü ve yapılmasını gerekli kıldığı kurallara ve tıbbi tedavi yöntemlerine uygun hareket ettiği; tıp mesleğini uygulamaya yetkili olduğu, davacının kendisine doktor tarafından müdahale yapılmasına hukuka uygun şekilde onay verdiği,

doktorun tıp biliminin objektif ve subjektif sınırları içinde hareket ettiği ve davacıya yapılacak bir çok müdahaleden sonra mevcut durumun “mümkün olduğu” kadar düzeltilebileceğinin güvencesini verdiği, davacının diğer müdahalelerin yapılabilmesine olanak vermediği sonucuna varılmaktadır.

Diğer yandan, davacının dosyada bulunan ve ameliyattan önce yüzden çekilmiş fotoğraflarıyla sonraki fotoğrafları karşılaştırıldığında; davacı aleyhine oluşmuş eksik

görünüm farklılığı değil, lehine oluşmuş çok açık farklılık olduğu görülmektedir. O halde, “estetik görünüm” konusunda yüklenicinin yüklendiği edimini ifa etmiş olduğunun kabulü gerekir. Daha ileri düzeyde tedavinin gerçekleştirilebilmesine ise davacı olanak sağlamamıştır. Sonuçta. Borçlar Kanunu’nun 364. maddesi uyarınca, davalılar, ödenen iş bedelini hak etmiş olduklarından iadesi istenemeyeceği gibi; aynı Kanun'un 360. maddesinde öngörülen haklarda kullanılamaz.

Türk Medeni Kanunu’nun 25. maddesi hükmü ile korunan kişilik haklarının hukuka aykırı olarak haksız saldırıda bulunulması ve dolayısıyla kişilik haklarının zedelenmesi ve Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde öngörülen yasal sorumluluk koşullarının oluşması durumunda manevi tazminat istenebilir. Açıklanan bu sebeplerle, mahkemece verilen karar, hukuksal dayanaktan yoksun bulunmaktadır.

Davanın reddi yerine; mahkemece, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 25.01.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif)

KARŞI OY YAZISI

Davalı doktor O...un davacıyı estetik amaçlı olarak ameliyat ettiği, ilişkinin BK’nın 355 ve devamı maddelerinde yeralan eser sözleşmesi niteliğinde olduğu mahkemenin ve sayın çoğunluğun da kabulündedir.

Eser sözleşmesi hükümlerine göre, davalı doktorun yükümlülüğü taahhütlerine, tıbbın gereklerine ve iyiniyet kurallarına uygun olarak estetik ameliyatı gerçekleştirmek, davacının yükümlülüğü de bedeli ödemektir. Davacının ameliyat için kararlaştırılan bedeli ödediği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, davalı doktorun yükümlülüklerini yerine getirmediği, taahhütlerine ve tıbbın gereklerine uygun ameliyat yapmadığı, estetik amaçlı ameliyatın başarısız olduğu, davalı tarafın kendisinden tahsil ettiği bedele hak kazanmadığını iddia ederek bu davayı açmıştır. Davanın dayanağını BK’nın 360. maddesi oluşturmaktadır.

HUMK’nın 275. maddesine göre, mahkemenin çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin görüşünü alma zorunluluğu bulunmaktadır. Estetik amaçlı ameliyatın tıbbın gereklerine uygun şekilde yapılıp yapılmadığı teknik bir konu olduğundan, konunun uzmanı plastik cerrahi uzmanlarından oluşturulacak bir kuruldan rapor alınması, davanın rapor sonucuna göre değerlendirilmesi gerekir.

Yargılama sırasında mahkemece iki adet rapor alınmıştır. ... Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 27 Haziran 2008 tarihli raporunu hazırlayan heyette Plastik ve Rekonstrüktif ... Uzmanı bir doktor yer almış, raporda ameliyatı yapan doktora atfı kabil kusur olmadığı görüşüne yer verilmiştir. ... Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Anabilim Dalı doktorları tarafından verilen 13.04.2009 tarihli raporda ise, ameliyatın estetik amaçlı olduğu açıklanmıştır. Her iki raporda da BK’nın 360. maddesine göre değerlendirme yapmaya imkân verecek bir açıklamaya yer verilmemiştir.

Mahkemece estetik amaçlı ameliyatta davacının istediğini elde edemediği kabul edilerek, ödenen bedelin davacıya iadesine ve manevi tazminata karar verilmiştir. Dairemizde yapılan inceleme sonucunda, sayın çoğunluk dosyadaki raporları yeterli bulup, davacıya ait fotoğraftan da esinlenerek, mahkemenin kabulünün aksine davanın reddi gerektiği sonucuna varmıştır.

Dosyadaki raporlar estetik ameliyatın amaçlanan sonuca ulaşıp ulaşmadığı konusunda yeterli bilgi ve açıklamayı içermemektedir. BK’nın 360. maddesine göre değerlendirme yapılabilmesi, davalı tarafın bedele hak kazanıp kazanmadığının, bedelden indirim yapılmasının gerekip gerekmediğinin belirlenmesi için, davacı da gönderilerek mümkünse ... Kurumu’ndan tamamı Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanlarından oluşacak bir heyetten, mümkün değilse açıklanan uzmanlardan oluşturulacak bir heyetten rapor alınmak ve sonucuna göre değerlendirme yapılıp hüküm kurulması zorunludur.

Kararın bu nedenle bozulması gerektiği görüşündeyiz. Sayın çoğunluğun raporları yeterli gören ve fotoğrafa değer vererek davanın reddi gerektiği şeklindeki bozmasına katılamıyoruz.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2010/589, K. 2011/263, 25 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. - Karar -
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/589
Karar No
2011/263
Tarih
25 Ocak 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/590 K.2011/408
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/590 K.2011/1001
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/591 K.2011/247
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/591 K.2011/1538
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/592 K.2011/275
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/593 K.2011/274

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.