KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/6795 E., 2011/1897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı-k.davalı ... İnş. Tur. İşl. Tic. Ltd. Şti. ile davalı-k.davacılar vekillerince temyiz edilmiş, davacı-k.davalı ... İnş. Tur. İşl. Tic. Ltd.Şti. vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekilleri Avukat ..., Avukat ..., davalı ... ve 6 arkadaşı vekili Avukat ..., diğer davalılar ..., ... vekilleri Avukat ... geldi. Diğer davalılar ..., ... ..., , ... gelmediler.
Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davacı yüklenici tarafından açılan asıl ve birleştirilen davada tapu iptâli ve tescil arsa sahipleri tarafından açılan karşı davada ise gecikme tazminatı ve eksik kusurlu işler bedelinin tahsili talep edilmiş, mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile ... ada 21 parsel üzerindeki inşaatta 4 nolu bağımsız bölümün arsa sahibi adına olan tapu kaydının iptâli ile davacı adına tesciline, tescili talep edilen 10 nolu bağımsız bölüm yönünden binaya genel iskân alınmadığından ve eksik ve ayıplı işler bulunduğundan 10 nolu bağımsız bölüm ile diğer bağımsız bölümlerin tescili talebinin reddine, karşı dava yönünden ise ıslah talebi de
gözetilerek davanın kabulü ile 26.031,50 TL'nin 29.03.2004 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle davalı yükleniciden tahsiline karar verilmiş, karar davacı yüklenici ile davalı arsa sahipleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve karşı davalı yüklenicinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı ve karşı davacı arsa sahiplerinin temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasındaki 15.09.1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca 13 ve 14 parsel nolu taşınmazların tevhidi ile oluşan ... parsel nolu taşınmaz üzerine inşa edilecek binadan 4 nolu dükkan ile 12 adet daire yükleniciye kalan 12 adet daire ise arsa sahiplerine ait olacaktır. Dava konusu 10 nolu bağımsız bölüm sözleşme gereği yükleniciye ait iken arsa sahiplerinden ...
04.01.2005 tarihinde bu bağımsız bölümü birleşen davanın davalılarından olan ...'a tapuda devretmiş, ... da 17.08.2009 tarihinde aynı taşınmazı dava dışı ... 'e satmıştır.
Tescili talep edilen diğer bağımsız bölümler gibi yükleniciye ait olan dava konusu 10 nolu bağımsız bölümün kat irtifâkının arsa sahibi ... adına kurulduğu, bu bağımsız bölümün yüklenici tarafından 3. kişiye satıldığı arsa sahibi ...'nin de diğer bir kısım bağımsız bölümler gibi müteahhidin satış yaptığı kişilere tapuda ferağ verdiği anlaşıldığından 10 nolu bağımsız bölümün 3. kişiye yüklenici tarafından satıldığının kabulü ile yüklenicinin 10 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptâli ile adına tescili isteminin bu gerekçeyle reddi yerine davacının genel iskânı alınmamış eksik ve ayıplı işleri bulunan taşınmazda tüm tapuları almayı yüklenici
olarak haketmediği gerekçesiyle 10 nolu bağımsız bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi dava konusu 4 nolu bağımsız bölüm yükleniciye ait son bağımsız bölüm olduğundan teminat niteliği gözetilerek karşı dava nedeniyle arsa sahipleri yararına hüküm altına alınan eksik ve kusurlu işler bedelinin fer'ileriyle birlikte ödenmesini müteakip 4 nolu bağımsız bölümün yüklenici adına tescilinin sağlanacağı nazara alınmadan yazılı şekilde tescil kararı verilmesi doğru olmamış, kararın 10 nolu bağımsız bölüm yönünden HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca red gerekçesi değiştirilerek,
4 nolu bağımsız bölüm yönünden ise HUMK'nın 438/ VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2010/6795, K. 2011/1897, 29 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama