KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/7363 E., 2011/5972 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği (Tic.Mah.Sıf.
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, alacağın tahsili istemi ile açılmış; mahkemece, davanın kabulü ile 20.000,00 TL alacağın 15.04.2008 tarihinden itibaren aylık %10 gecikme zammı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece, davası kabul edilen alacağa aylık %10 gecikme zammı uygulanmıştır. Oysa, sözleşmede kararlaştırılan %10 oranındaki vade farkı gecikme zammı ya da temerrüt faizi olmayıp; sözleşme konusu iş bedeli miktarına dahildir. Yanlar arasındaki akdî ilişki, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımı yapılan eser sözleşmesi niteliğinde ise de; dava konusu yapılan, sözleşme dışı iş bedelidir. Türk Ticaret Kanunu’nun 12/III. maddesi hükmü gereğince, her çeşit imâl veya inşa ticari iş sayılmaktadır. Ticari işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ise, davası kabul edilen alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 2/II. maddesi gereğince, avans faizi uygulanması istenebilir. Mahkemece davası kabul edilen alacağı avans faizi yerine aylık %10 gecikme zammı uygulanması doğru olmamıştır.
Diğer yandan, Borçlar Kanunu’nun 101/I. maddesi gereğince, davası kabul edilen alacağa temerrüt faizi istenebilmesi ve mahkemece de uygulanabilmesi için alacağın, istenebilir olması yeterli olmayıp; alacaklı tarafından davalı borçlunun borçlu temerrüdüne düşürülmüş olması zorunludur. Somut olayda; davalının borçlu temerrüdüne düşürüldüğü tarih belirlenmeden işin teslimi gereken 15.04.2008 tarihinden itibaren mahkemece faiz uygulanması da doğru değildir.
O halde mahkemece yapılacak iş; davacı tarafından davalının borçlu temerrüdüne düşürüldüğü tarihin belirlenmesi ve bu tarihten itibaren geçerli olmak, 15.04.2008 tarihinden öncesinde olmamak koşuluyla; yıllık %120 oranını aşmamak ve değişen oranlar da gözetilmek suretiyle davası kabul edilen alacağa avans faizi uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmesinden ibaret olmalıdır. Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2010/7363, K. 2011/5972, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama