KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2011/16 E., 2011/6043 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, ödenmeyen iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemiyle açılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İcra takip talebinde 9.676,00 TL asıl alacak ve 120,11 TL işlemiş faizden oluşan toplam 9.796,11 TL alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa uygulanacak %27 ve değişen oranlarda faizi ile tahsili istenmiş, mahkemece itirazın iptâli ile takibin devamına denilerek işlemiş faiz alacağı yönünden de dava kabul edilmiştir. Borçlar Kanunu'nun 103. maddesine göre geçmiş günler faizine hükmedebilmek için borçlunun temerrüde düşürülmesi şarttır.
Anılan maddeye göre geçmiş günler faizi temerrüt tarihinden başlar.
Temerrüt, tarafların anlaşmasıyla borcun ifa edileceği gün kesin olarak belirlenmişse belirlenen günün bitiminde, taraflardan birine ifa gününü bir ihbarla belirleme hakkı tanınmışsa ihbarla bildirilen tarihin bitiminde, bu hallerin dışında ise borcun muaccel olması ve alacaklının yöntemine uygun ihtarı sonucu ifa için ayrıca süre verilmemişse ihtarın tebliğ tarihinde, verilmişse verilen sürenin bitiminde oluşur (BK.m.101).
Ödeme talebini içermediği sürece borçluya fatura gönderilmesi ihtar yerine geçmez. Somut olayda takip öncesi davalı borçlu ihtarla temerrüde düşürülmediği gibi gönderilen fatura da ödeme talebini içermediğinden borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte değildir. Sözleşmeyle kararlaştırılmış bir ifa günü (kesin vade) de bulunmamaktadır. Temerrüt, icra takibinin başladığı 18.02.2008 tarihinde oluşmuş, davacı alacaklı ancak bu tarihten itibaren temerrüt faizine hak kazanmıştır.
Mahkemece takip öncesi temerrüdün gerçekleşmediği gözetilerek işlemiş faiz alacağına yönelik itirazın iptâli isteminin reddi gerekirken temerrüt tarihinin belirlenmesinde hataya
düşülerek yazılı şekilde faiz alacağı yönünden de davanın kabulü doğru olmamıştır. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 370/II. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2011/16, K. 2011/6043, 19 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama