KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2011/498 E., 2012/1792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacaklının yöntemine uygun ihtar ile borçluyu temerrüde düşürmüş ya da alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş olması gerekir (BK’nın 101. maddesi). Somut olayda davadan önce temerrüt ihtarı bulunmadığı gibi asıl alacağın dayanağı olan ve hafriyat hesabının yapıldığı tarafların imzasını taşıyan 02.05.2006 tarihli tutanakta toplam borç miktarı saptanmış, bunun ödeneceği zamana ilişkin bir vade kararlaştırılmamıştır. Bu durumda davalı dava tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olacağından davacının işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu bu talebin kısmen kabulü doğru olmamıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ödeme savunmasında bulunarak dilekçenin subut sebepleri başlıklı bölümünde ödemelere ilişkin makbuz örneklerini delil olarak göstermiş ise de cevap dilekçesine bu makbuzlar ekli olmadığı gibi mahkemece verilen kesin süreye rağmen ve hatta temyiz aşamasında dahi ödeme makbuzları dosyaya sunulmadığından miktara göre bu savunmasını yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Ancak yine cevap dilekçesi ve delil listesinde “her türlü yasal deliller” denilmek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Bu halde mahkemece davalıya ödeme savunması ile ilgili davacıya yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi yerine bu husus gözden kaçırılarak eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2011/498, K. 2012/1792, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama