KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2012/1190 E., 2012/2082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereğince sözleşme ve avan projesine aykırı olarak yapılan otopark giriş rampası yerinin ve yönünün değiştirilmek suretiyle muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Aynı davacı tarafından davalı yüklenici aleyhine ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/329 esasında kayıtlı ve 2009/261 karar sayılı 658 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapımı ile ilgili 25.11.2004 gün, 28529 yevmiye nolu gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince arsa sahibine bırakılacak bağımsız bölümlerin küçük yapılması, çatı katında sözleşme dışı dubleks büro inşaası suretiyle haksız kazanç kaybı ile bu davanın da konusu olan otopark giriş rampasının yer ve yönünün değiştirilmesi nedeniyle uğranılan zararın giderilmesinin istendiği anlaşılmaktadır.
Sözkonusu dosyada verilen karar Dairemizin 2009/5442 Esas, 2011/566 Karar sayılı ilâmı ile diğer bozma nedenleri yanında eldeki davayla irtibat nedeniyle birleştirilmesi gereğinden bahisle bozulmuştur.
Her iki davanın taraflarının, ihtilâfın dayanağı olan sözleşmenin aynı olması, 3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki davada garaj yer ve yönünün değiştirilmesi sebebiyle tazminat da istendiğinden her 2 dava arasında hukuki ve fiili irtibat mevcut olduğu gibi davalardan birisinde verilecek kararın diğerini etkileyeceği ortadadır.
Bu durumda dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nın 45 ve devamı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nın 166 ve devamı maddelerine göre aralarında bağlantı bulunması sebebiyle her iki davanın birleştirilerek birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuçlandırılması gerekirken bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2012/1190, K. 2012/2082, 28 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama