İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 15. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/6732 K.2013/5356

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı Bakanlık vekili ile asıl davanın davalısı.... ve birleşen davanın davalısı ... vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar…

Esas2012/6732Karar2013/5356Tarih2 Ekim 2013Okuma6 dk · 1.215 kelime

KÜNYE

15. Hukuk Dairesi 2012/6732 E., 2013/5356 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Ekim 2013
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.215 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı Bakanlık vekili ile asıl davanın davalısı.... ve birleşen davanın davalısı ... vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- KARAR -

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle teminat mektupları kıymetli evrak niteliğinde olmayıp mektup metninin lehtar tarafından bankaya iade edilmiş olması garanti edilen borcu sona erdirmeyip muhataptan alınan ibraname bulunmaması ve davalı bankanın teminat mektubu ilişkisinden doğan borcun sona erip ermediği konusunda özen borcunu yerine getirmediğinin anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davacı Bakanlıktan harç alınmasına yer olmadığına,

aşağıda yazılı bakiye 2.512,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...A.Ş’den, bakiye 2.512,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...’den alınmasına, 02.10.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davalar, teminat mektubunun keşideci bankaya lehtar tarafından iadesi sonucu

paraya çevrilememesi sebebiyle bedeli olan 47.000,00 TL alacağın davalılardan tahsili istemiyle açılmıştır.

Teminat mektubu, 11.06.1967 tarih ve 4/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği üzere; üçüncü kişinin edimini başka birine karşı borçlanmayı içeren bir garanti aktidir. Diğer yandan, bankaların yüklenim ve borç altına giren üçüncü kişinin yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde belli bir miktar parayı ödemeyi içeren teminat mektubu vermeleri bir çeşit “KREDİ” işlemidir.

Teminat mektubunun lehtarı, bankadan lehine teminat mektubu verilmesi için talepte bulunan kimsedir. Lehtar, bankadan teminat mektubu almak için yapacağı “GAYRİ NAKDİ" kredi sözleşmesinde bankaca kararlaştırılan komisyonu ve masrafları; teminat mektubu tazmin edilmiş ise faiziyle bankaya ödemek zorundadır. Lehtar ile banka arasında teminat mektubu verilmesine ilişkin sözleşme yapıldıktan sonra, bankanın kusuru olmaksızın mektubun muhatabına verilememesi ya da tazmin olunamaması durumunda da TTK’nın 20. (Es. TTK.22) maddesi gereğince, banka ücrete hak kazanır (Y.11. HD. 02.03.1982 T, 1982/508-848; 28.01.1987 tarih, 1986/6524 Esas ve 1987/340 Karar; 28.10.1993 tarih, 1992/5623 Esas ve 1993/6866 Sayılı Kararları).

Muhatap, lehtarla yaptığı esas sözleşmesine ve hem de teminat mektubu ilişkisine taraftır. Teminat mektubunu veren banka esas sözleşmenin alacaklısı durumunda bulunan muhataba karşı tek taraflı bir borç yüklenmektedir. Muhatap, teminat mektubunda öngörülmüş RİSK’in gerçekleşmesi ve şekil şartlarının yerine getirilmesi durumunda bankadan tazminini talep edebilir. Kısaca; muhatap, teminat mektubunun alacaklısıdır, denilebilir.

Teminat veren banka muhatap ile lehtar arasında yapılan sözleşmenin tarafı olmadığından; sözleşmenin onlar arasında geçersiz ya da bağlayıcı olup olmadığını araştırmadan, sadece teminat mektubundaki şartların yerine gelip gelmediğini inceleyebilir. Çünkü, garanti veren banka, lehtar ile muhatap arasındaki sözleşmeye göre değil muhataba karşı “garantör” sıfatıyla bağımsız bir yükümlülük altına girmektedir (Y.H.G.K 28.02.1990 tarih, 1990/6-1 Esas ve 1990/141 Sayılı ilâmı).

Somut olayda.....Merkez Şubesi’nce davacı tarafından davalı yüklenici şirkete ihale edilen “....” sebebiyle davacı lehine (47.000,00) TL tutarlı süresiz ve ilk talepte ödeme kaydını içeren kesin banka teminat mektubu verilmiştir. Bu teminat mektubunun aslı, bizzat lehtar şirket yetkilisi tarafından banka şubesine 28.08.2001 tarihinde İADE EDİLMİŞTİR.

Banka vekili, lehtar yetkilisi tarafından “...’ın komisyonu fazla olduğundan başka bankadan teminat mektubunu düşük komisyon oranına göre alacağını” bildirdiğinden iade olunduğunu savunmaktadır. Lehtar vekilinin savunması da davalı Banka vekilinin savunmasını doğrulamaktadır. Teminat mektubunun aslının davalı Bankaya iade edilmesine sebep olduğu gerekçesiyle davacı idarenin görevlisi ... hakkında atılı “görevi ihmâl” suçundan ötürü açılan kamu davası sonucu ...

2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/255 Esas ve 2009/290 sayılı kararı ile “sanığa verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilmiş ise de, teminat mektubunun lehtara nasıl intikâl etmiş olduğu saptanamamış ve hatta .... 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2002/854 Esas ve 2004/715 Karar sayılı hükmü ile da lehtar şirketin yetkililerine atılı “HIRSIZLIK” suçlarından ötürü de BERAATLERİNE karar verilmiştir.

Kural olarak muhatap tarafından ilk talep halinde sözü edilen nitelikteki teminat mektubunu bankanın tazmin etmesi gerekir ise de; Yargıtay uygulamalarında kabul edildiği üzere:

a)Banka teminat mektubu sözleşmesinin tarafı sıfatıyla kendisine ait olan def’ileri ileri sürerek ödemeden kaçınabilir.

b)Lehtarın ihtiyati tedbir kararı alarak banka nezdinde uygulatması durumunda banka ödeme yapamaz.

c)Garanti altına alınan riskin gerçekleşmemesinin kesin olarak tespit olunması durumunda banka ödemeden kaçınabilir.

d)Muhatabın ödeme yapılması isteminin haksız olduğunu, TMK’nın 2. maddesi uyarınca “dürüstlük” kuralıyla bağdaşmadığını kesin olarak bilen banka, ödeme yapmaktan kaçınabilir (Y.H.G.K 28.11.1987 tarih, 2007/11-852 Esas ve 2007/892 Sayılı ilâmı).

e)Süreli teminat mektubunun vadesinin dolması durumunda da muhataba ödeme yapılamaz.

f)Lehtarın, sözleşme ile yükümlendiği edimini tamamen ifa ettiğinin ya da kusursuz imkânsızlık sebebiyle temel ilişkiden doğan borcun sona erdiğinin çekişmeli olmaması veya kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olması durumlarında da banka muhataba ödeme yapmamalıdır.

Esasen, bankanın lehtar ile yaptığı teminat mektubu verme sözleşmesi ile yüklendiği asli edimi yanında, lehtarı KORUMA yükümlülüğü de vardır. Çünkü; bankanın, muhataba haksız ödeme yapması halinde lehtar, maddi zarara uğramış olabilir ve uğramış olduğu zararı faizi ve ödenen tutarı bankadan talep edebilir. Yargısal uygulama da bu yöndedir (Örneğin; Y.H.G.K 14.11.2001 tarih, 2001/11-996 Esas ve 2001/1021 Karar sayılı; Y.H.H.D’nin 24.04.2001 tarih, 2001/1447-3456 Sayılı ilâmları).

Bu açıklamalardan sonra; teminat mektubunun muhatap yerine, lehtar tarafından bankaya iadesi durumunda; mektubun bizzat muhatap tarafından iadesi gerektiğini ileri sürerek, İADESİNİ almaktan kaçınma yetkisi varmıdır ve ayrıca hukuka uygun yollarla mektubun, lehtar tarafından elde edilip edilmediğini ARAŞTIRMA yükümlülüğü bulunmakta mıdır.

Az yukarıda açıklandığı gibi; mektubun, lehtar tarafından bankaya iadesini yasaklayan bir hukuksal sebep bulunmadığından ve bankanın lehtarı KORUMA yükümlülüğü de olduğundan; banka, kural olarak lehtar tarafından iade edilen teminat mektubunu almak zorundadır. Çünkü, lehtarın bankadaki HESABINI KAPATMA hakkı vardır.

Teminat mektubunun, lehtar tarafından HAKLI OLMAYAN bir sebeple, muhataptan alındığına ilişkin doğrudan ya da dolaylı olarak bankaya bir bilgi ulaşmamış ise; bankanın, teminat mektubunun lehtar tarafından neden iade edildiğini araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bilgisi dışında gerçekleşen bir olayın sonuçlarından banka sorumlu tutulamaz (Y.11. H.D 23.05.1991 T. 1989/8162 Esas ve 1991/3389 Karar sayılı ilâmı).

Banka teminat mektubunun, yasal olmayan yollarla muhataptan alınarak bankaya verilmesi durumunda ve bankanın da bu hususta bilgi sahibi olduğu yahut olması gerektiği takdirde ise; ticari hayatın gerekleri ile bankacılık işlemleri değerlendirilmek suretiyle 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 98. maddesi ve bu maddenin yollamasıyla 44. maddesi uyarınca olayda tarafların ne oranda KUSURLARI bulunduğu, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmesi gerekir (Y.11.H.D’nin 10.05.1991 T., 1990/6782 Esas ve 1991/3029 Sayılı ilâmı).

Türk sorumluluk hukukunda kusurun belirlenmesinde “objektif” ölçü esas alınmaktadır. Zararlı sonucun oluşmasını isteyerek haksız eylemin işlenmesi halinde “KAST”ın; zararlı sonuç istenmemekle beraber bunun gerçekleşmemesi için gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi halinde de “İHMÂL” in var olduğu kabul edilir. Kusurun belirlenmesinde; öncelikle zararın oluştuğu alan içinde normal olarak yapılması gereken DAVRANIŞ VE ÇALIŞMALAR ile daha sonra da olay içinde, sorumlu olduğu ileri sürülen kimsenin gerçekleşen DAVRANIŞ VE TUTUMU belirlenmelidir. Somut olayda, davalı

bankanın, olması gerekenle gerçekleşen tutumu arasında bir fark ve bu kapsamda kınanabilecek bir davranışı yoktur. Bu sebeplerle, davalı bankanın, somut olayda sorumluluğunu gerektirecek hukuksal ya da sözleşmesel bir neden bulunmadığından hakkındaki davanın reddi gerekir.

Banka teminat mektubunun, davacı nezdinde saklanması ve korunmasından davalı ... sorumludur. Ancak, teminat mektubunun lehtara onun tarafından KAST’en iade edildiğine ilişkin dosya kapsamında yeterli delil yoktur. O halde bu davalı “ihmâl” niteliğindeki KUSURU sonucu somut olayda sorumlu tutulabilir.

Bu davalının “kusuru” belirlenirken, 818 Sayılı Kanun’un 41. maddesindeki sorumluluk koşullarının yukarıda açıklanan hususlar da gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin de araştırılması gerekir. Çünkü, memurun sorumluluğu “HAKSIZ FİİL” sorumluluğudur.

Kuşkusuz, memurun sorumluluğu belirlenirken de KENDİSİNE VERİLEN görev ve yetki sınırları, bu görev ve yetkinin idari düzen içinde işleyiş şekli ve bunun somut olayda gerçekleşme biçimi esas alınarak değerlendirme yapılması zorunludur (Y.15 H.D.26.02.2008 T., 2007/1581 Esas ve 2008/1201 Karar sayılı ilâmı). Somut olayda ise davalı ... ile davacı idarenin “KUSUR” durumu incelenmeden hakkındaki dava kabul edilmiştir.

Açıkladığımız bu sebeplerle kararın, davalılar Banka ve ... yararlarına bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2012/6732, K. 2013/5356, 2 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/6732
Karar No
2013/5356
Tarih
2 Ekim 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/6743 K.2013/14101
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/6747 K.2013/26080
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/6751 K.2013/5455
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/6752 K.2013/24280
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/6755 K.2013/26098
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/6756 K.2013/5456

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.