İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 15. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2013/1288 K.2013/6773

....

Esas2013/1288Karar2013/6773Tarih16 Aralık 2013Okuma7 dk · 1.345 kelime

KÜNYE

15. Hukuk Dairesi 2013/1288 E., 2013/6773 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.345 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

....

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki asıl ve birleşen davalar davacısı (....) vekili ile asıl davanın davalıları..... ve ... ile birleşen davanın davalısı ... vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile ..., ... ile birleşen davanın davalısı ... vekili Avukat ... geldi. Diğer davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

- KARAR -

Asıl dava, 02.02.2006 tarihli söşleşmenin feshine, 1.000,00 TL iş bedeline mahsuben yapılan fazla ödemenin iadesine ve bonolardan ötürü davacının, davalılar..... ile ...'na borçlu olmadığının tespitine;.... karar ile birleştirilen davada 22.000,00 TL tutarlı bonodan ötürü davacı ...'in borçlu olmadığının tespitine;.....Mahkemesi'nin 2007/342 Esas sayılı dava ise davacı ...'in 4 adet bonodan ötürü davalılardan ...'na borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istenmiş; asıl davada davacı ile ....arasında yapılan 02.02.2006 tarihli sözleşmenin geçersizliğine ve her biri 22.000,00 TL bedelli 16 adet bonodan dolayı davacının davalı

./...

...'na borçlu olmadığının tespitine; bu bonolardan ötürü ...... hakkındaki menfi tespit davasının reddine ve ayrıca 152.000,00 USD tutarlı bonodan ötürü davacının davalı şirket ile davalı ... hakkındaki menfi tespit davasının reddine, 1.000,00 TL alacağın davalı şirket ile ...'ndan müştereken tahsili ile davacı ...'e verilmesine; ....

Mahkemesi'nin 2008/524 Esas sayılı kararı ile birleştirilen davanın kabulüne 05.09.2006 tanzim tarihli ve 22.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalı.... borçlu olmadığının tespitine; ...2 esas sayılı kararı ile birleştirilen davanın kabulüne ve her biri 22.000,00 TL tutarlı dört adet bonodan ötürü davacı ...'in davalı ...'na borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ve verilen karar davalılardan ... vekili ve ayrıca davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekili ile davalılardan ... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekili, davalılardan ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,

Davacı ... ile davalılardan.....arasında, 02.02.2006 tarihli ve “sözleşme” başlıklı adî yazılı sözleşme yapılmıştır. Bu sözleşme, somut olayda uygulanması gereken 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 355. maddesinde tanımı yapılan bir eser sözleşmesidir. Davacı iş sahibi; davalı ise yüklenicidir.

Davalı yüklenici şirket,...., 60 pafta, 393 ada ve 3-4 parsel nolu olarak tapuya tescilli ve....ait arsa üzerine, (yarım bodrumlu, zemin + 1 normal) kattan ibaret 3 katlı, 21 derslik ilköğretim okulunun yapımını sözleşmedeki koşullarla ve 1.350.000,00 TL “götürü bedelle” yüklenmiştir.

Görüldüğü üzere; götürü bedelli olarak kararlaştırılan iş bedeli ile anahtar teslimi şeklinde işin yapılması sözleşmede düzenlenmiş ise de; iki tarafın yani iş sahibi ile yüklenici tarafın inşaatın 5 katlı olarak yapılması konusunda sözleşme değişikliğine ilişkin iradelerinin birleşmiş olduğu çekişmesizdir.

Diğer yandan, davalı şirket ile şirket temsilcisi ... vekilince sunulan 29.06.2007 tarihli dilekçede davalı şirkete ödenen 1.214.000,00 TL bedelin, 200.000,00 TL'sinin “zemin takviyesi” için yapılmış olduğu bildirilmiştir. Davalı vekilinin belirtilen bu savunması, iş bedelinin ödenmesine ilişkin davacı iddiasını da doğrulamaktadır. Davacının iş bedeline mahsuben her biri 22.000,00 TL tutarlı 25 adet bonolar ile 152.000,00 USD tutarlı 1 adet bononun davalı şirket temsilcisi ...'na iş bedelinin ödenmesi amacıyla verildiği de davada iddia edilmektedir. Ancak, mahkemece bedeli uyuşmazlık konusu olan bonolar istenerek dosya kapsamında incelenmemiştir.

Davacı taraf, davalı şirketle sözleşme yapan ve sözü edilen bonoları keşide eden davacı ...'ın sözleşme tarihi olan 02.02.2006 tarihi ve bonoların keşide tarihleri olan 05.09.2006 tarihlerinde “fiil ehliyetinin” bulunmadığının ..... 30.05.20012 tarihli ve 2024 Karar sayılı raporu ile tespit olunduğunu ileri sürerek davacının ehliyetsizliği sebebiyle sözleşmelerin ve bonoların geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise de; iddia edildiği gibi sadece bonoların keşide tarihi ve sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle davacının, “fiil ehliyetine” haiz olmadığı anlaşılmıştır.

....

Türk Medeni Kanunu'nun 15. maddesi hükmü gereğince, davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme gücü bulunmayan bir kimsenin, kendi iradesiyle hak kurabilme, borç altına girebilme ehliyetinden sözedilemez.

Nitekim, Türk Medeni Kanunu'nun “fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir” içerikli 9. maddesi hükmüyle kişinin, hak elde edebilmesi, borç altına girebilmesi fiil ehliyetine bağlanmış. 10. maddesinde de, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırtım gücü ile ergin olmayı kabul ederek “Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan bir ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.” hükmünü getirmiştir.

“Ayırtım gücü” eylem ve işlem ehliyeti olarak da tanımlanarak aynı Yasa'nın 13. maddesinde “yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da buna benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir” denmek suretiyle açıklanmıştır. Ehliyetsizlik iddiası, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece doğrudan gözetilmesi gerekir.

Kural olarak ayırt etme gücüne sahip olmayan kişinin tasarrufları hukuken hüküm ifade etmez. Nitekim, TMK'nın 15. maddesi hükmünün karşılığı olan 743 Sayılı Mülga Medeni Kanunu'nun 15. maddesi hükmünün uygulanmasından da bu temel kural, 28.07.1941 gün ve 4/21 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararının sonuç bölümünde de yer almıştır.

Kural olarak ayırt etme gücü bulunmayanın fiilleri hukuki sonuç doğurmaz ve bu nitelikteki tasarrufları mutlak olarak geçersiz ise de; bu kuralın istisnası ise Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesidir.

09.03.1955 tarih, 1954/22 Esas ve 1955/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında uygulandığı gibi, TMK'nın 15. maddesi hükmünün, mutlak olarak ayırt etme gücü olmayanın yaptığı her işlemin veya her hareketinin diğer taraf aleyhine ileri sürülmesi, hal ve koşullara göre “objektif iyiniyet” kurallarına aykırı bir sonuç doğurabilir.

Ayırt etme gücüne sahip olmayan kimse, bu güce sahip olsaydı yine aynı şekilde hareket edecek yani normal zekalı bir insan gibi aynı biçimde işlemde bulunacak idiyse kişinin ayırt etme gücünden yoksun olduğunu bildirerek işlemin geçersizliğini ileri sürememelidir. Aksi halde, ayırt etme gücünden yoksunluk, hukuki işlemlerde gerekli güveni bozma sonucunu doğuracak bir karışıklık ve kararsızlık yaratıcısı niteliğini alır ki bunun doğruluğunun kabulü olanaksızdır.

Çünkü, her türlü subjektif hakkın kullanılmasının, objektif iyiniyet kurallarına yani dürüstlük kurallarına göre denetiminin uygun olup olmadığı Medeni Yasa'nın 2. maddesi hükmü uyarınca denetlenebilir. Özetle açıklanan bu hukuksal durum çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde ise. TMK'nın 15. maddesi uygulamasının istisnası kapsamında aynı Kanun'un 2. maddesi gereğince, davacının tam ehliyetsiz olduğunun kabulü halinde dahi, sözleşmenin geçersizliğinden söz edilemez.

Çünkü, davacı iş sahibi yüklenici şirketin hakettiği iş bedelini mahsuben yaptığı fazla ödemenin iadesini ve bedelsiz kalan bonolardan ötürü de borçlu olmadığının tespitini istemektedir.

Yüklenici şirket ile davacı iş sahibi arasında imzalanan sözleşmede iş bedeli “götürü olarak” kararlaştırılmış ise de; az yukarıda açıklandığı üzere; sözleşme konusu inşaat, 3 kat yerine 5 katlı olarak yapılması gerektiğinin iş sahibi ve yüklenici tarafından kabul edilmiş olması sonucu, yüklenicinin hakettiği iş bedelinin belirlenmesinde götürü bedel uygulanamaz. Yüklenicinin hakettiği iş bedelinin miktarına yönelik olarak da yüklenici ve iş sahibi arasında uyuşmazlık bulunduğundan; öncelikle, 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 366. maddesi hükmü gereğince, işin yapıldığı zamandaki yani 2006 yılı mahalli piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi kurulu oluşturularak, yerinde keşif ve inceleme yapılmak suretiyle yüklenicinin, hakettiği iş bedelinin mahkemece belirlenmesi gerekir.

....

Uyuşmazlık konusu bonoların da iş bedeline mahsuben verilmiş olduğu gözetilerek; öncelikle, inşaat 5 katlı kaba halinde yüklenici tarafından terk edildiğinden ve 02.02.2006 tarihli sözleşme eylemli olarak yanlarca geriye etkili sonuç doğurur şekilde fesih olunduğundan sözleşmenin geçersizliğine karar verilmeden az yukarıda açıklanan yasal yöntemle 2006 yılında yapılan kaba inşaat halindeki 5 katlı yapının yapım bedeli saptandıktan sonra davacı tarafından ödendiği kanıtlanan 1.214.000,00 TL'nin mahsubu yapılarak iş sahibinin fazla tutarda ödemesinin bulunması durumunda da dava konusu olan bonoların bedelsiz kalıp kalmadıklarının incelenmesi zorunludur.

Öte yandan davacı ...'ın keşide ettiği 152.000,00 USD tutarlı bononun davalılardan ...'na teslim olunduğuna ilişkin 05.09.2006 tarihli belge kapsamının doğruluğu mahkemece araştırılmadan bu bonaya ilişkin menfi tespit davasının reddine karar verilmesi de kabul şekli bakımından doğru olmamıştır. Yine bonoların iş bedeline mahsuben davacı tarafından keşide olunup davalı şirket temsilcisine verilmiş bulunmasına göre mahkemece yüklenici şirket hakkındaki menfi tespit davasının yukarıda belirtilen araştırma yapılmadan reddine karar verilmesi de doğru değildir.

Eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilemez. Açıklanan sebeplerle kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacı vekili ile davalı şirket ve Mehmet ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; 2. bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraflar yararına BOZULMASINA, 990,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalılar ...... ile ... ve ...'na verilmesine; 990,00 TL duruşma vekâlet ücretinin de bu davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen davalar davacısı ile asıl davanın davalıları . .... ve ... ile birleşen davanın davalısı ...'na geri verilmesine, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

....

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/1288, K. 2013/6773, 16 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1288
Karar No
2013/6773
Tarih
16 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/1289 K.2013/17862
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/1290 K.2013/24179
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/1290 K.2013/7527
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/1292 K.2013/7405
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/1294 K.2013/17709
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/1295 K.2013/25455

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.