KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2013/2860 E., 2014/2147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2014
- Mahkemesi
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 05.12.2012
- Numarası
- 2011/2-2012/244
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacılar vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat Ö.B. geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli, haksız fesih nedeniyle cezai şart ve ihzarat malzemesi alacağının tahsili, birleşen davalar ise temlik alacağı ile yüklenici adına yatırılan SSK primi alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların ise kabul ve kısmen kabulüne dair verilen karar asıl davada davacı ve birleşen davada davalı yüklenici mirasçıları vekili ile asıl davada davalı ve birleşen davada davacı iş sahibi kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve birleşen davada davalıların tüm, davalı ve birleşen davada davacı kooperatifin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Asıl davada davacıların murisi olan yüklenici M.Ö. ile davalı iş sahibi S.S. H. Konut Yapı Kooperatifi arasında, Kayseri 6. Noterliği'nin 03.09.1992 tarih ve 34890 yevmiye sayısı ile düzenlenen inşaat yapım sözleşmesinin 14.maddesinde bütün vergi ve 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince ödenecek primlerin yükleniciye ait olduğu kararlaştırılmıştır.
Asıl dava ile birleşen Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/15 esas ve 2008/339 karar sayılı dava dosyasında, davacı iş sahibi kooperatifçe davalı yüklenici mirasçılarına karşı açılan dava ile, yüklenici tarafından ödenmemiş olması nedeniyle toplam 94.390,92 TL tutarındaki SSK prim, borç ve faizlerinin kendilerince ödendiği belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak suretiyle şimdilik 8.000,00 TL'sinin tahsilini istemiş, daha sonra ıslah ile dava değerini 94.390,00 TL ye çıkarmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 05.07.2010 tarihli yazısında 04.01.1994 ila 26.06.1998 tarihleri arasındaki borç ve gecikme zammının 14.915,95 TL olduğu, 26.03.2008 tarihli yazısında ise 04.01.1994 ila 24.04.2006 tarihleri arasındaki borcun 94.390,92 TL olup tamamının ödendiği ve 22.12.2006 tarihi itibariyle işyerinin kanun kapsamından çıkarıldığı belirtilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 14.915,95 TL'nin 03.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu dosyanın davalılarından alınarak davacı kooperatife verilmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme 12.08.1998 tarihinde feshedilmiştir. Sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle yüklenici, fesih tarihine kadar çalıştırdığı işçilerin SGK primlerinden sorumlu olduğu gibi, zamanında ödeme yapmayarak ceza tahakkukuna sebebiyet vermiş ise bu ceza ve gecikme zammından da sorumlu olacaktır. Ancak, fesih tarihinden sonra çalıştırılan işçilerin primleri bakımından iş sahibi kooperatifin sorumluluğu kabul edilmelidir. Yukarıda sözü edilen SGK yazılarında bu hususta açıklık bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, fesih tarihine kadar olan primlerin ödeme tarihine kadar gecikme zammına ilişkin miktarların denetime elverişli olacak şekilde SGK'dan sorularak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle yüklenicinin ödemesi gereken prim ve gecikme zammının tespit edilerek hüküm altına alınmasından ibarettir.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/2860, K. 2014/2147, 27 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama