KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2013/3244 E., 2014/2474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Muğla 2. Asliye Hukuk Hakimliği
- Tarihi
- 07.12.2012
- Numarası
- 2007/152-2012/969
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat Behice Akın geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Asıl dava, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin ve geçerli olduğunun tespiti, birleşen dava ise bakiye iş bedelinin tahsili istemi ile açılmış, mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında imzalanan 24.11.2005 tarihli sözleşme, davalı iş sahibi tarafından feshedilmiştir. Davacı yüklenici ise birleşen davasında bakiye iş bedelinin tahsili isteminde bulunmuştur. Sözleşmenin fesihle sona ermesi, davacının bakiye iş bedeli iddiasında bulunması ve davalı il özel idaresi tarafından hazırlanan kesin hesabın davadan sonra çıkartılması nedeni ile kesin hesabın taraflar açısından kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Buna göre mahkemece konusunda uzman bilirkişi marifeti ile yapılan işle ilgili tüm belgeler getirtilip gerekirse mahallinde inceleme de yapmak suretiyle tasfiye kesin hesabının çıkartılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle tasfiye kesin hesabı çıkarılmadan davalı idarenin kesinleşmeyen hesabını dikkate alan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan sözleşmeden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi uygulanabilmesi için yöntemine uygun ihtarla borçlunun temerrüde düşürülmesi ya da borcun kararlaştırılan kesin vade de ödenmemiş olması gerekir (BK'nın 101. maddesi). Somut olayda davadan önce gerçekleşen temerrüt ihtarı ve sözleşmede kararlaştırılan kesin vade olmadığından dava tarihi yerine temerrüde esas teşkil etmeyen fesih tarihinden faiz uygulanması da doğru olmamış kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/3244, K. 2014/2474, 9 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama