KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2013/3820 E., 2013/5355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Hakimliği
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı reddini savunmuş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz bozma ilâmında faturaların içeriğinin kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, fatura içeriklerinin bedeli konusunda BK'nın 366. maddesi uyarınca bilirkişilerden rapor alınıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekçesiyle mahkemenin önceki kararı eksik incelemeden bozulmuştur. Mahkemece bozma kararının gereği yerine getirilmeden ayıplı malların davacı yükleniciye geri verildiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Oysa malların davacıya iade edildiği konusunda davacının herhangi bir kabulü bulunmadığı gibi esasen davalı da bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ayıplı olduğu iddia olunan malların kullanıldığını da kabul etmiştir. Kural olarak kabule icbar edilemeyecek nitelikte ayıplı olduğundan teslim olunan eserin yükleniciye iade edildiğini kanıtlama külfeti davalı iş sahibine aittir.
Az yukarıda değinildiği üzere bu hususta herhangi bir kanıt ileri sürülmediği gibi davalı şirket temsilcisinin malların iade edildiğine ilişkin yemin etmiş olması hususu gereksiz olması nedeniyle davacıyı bağlamaz. O halde tüm bu nedenlerle bozma ilâmına uyulmakla bozma gereğinin yerine getirilmesi gerekirken usulü kazanılmış hak ilkesi gözetilmeksizin davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/3820, K. 2013/5355, 2 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama