KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2013/3902 E., 2014/3170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Mersin 2. Asliye Hukuk Hakimliği
- Tarihi
- 26.03.2013
- Numarası
- 2011/451-2013/169
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, davasında davalının 10.11.2006 tarihli sözleşme ile 5 adet apartman blokunun su izolasyonu yapımı işini üstlendiğini, yapılan işin 15 yıl süre ile garanti kapsamında olduğunu, işin tesliminden sonra izolasyonlarda sızıntının ortaya çıktığını belirterek gizli ayıp nedeni ile uğranılan zarar karşılığı fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek 50.000,00 TL'ye çıkartmış, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak dava 37.500,00 TL üzerinden kısmen kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme, sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesidir. Yüklenici tarafından yapılan işte ortaya çıkan gizli ayıpların giderilme bedeli istendiğinde bedelin gizli ayıpların ortaya çıktığı ve iş sahibine bildirildiği tarihe eklenecek makul süre sonucu ulaşılan tarih itibariyle belirlenmesi gerekir. Somut olayda davacı tarafından ayıbın ortaya çıkmasından sonra 02.07.2010 tarihinde ayıbın tespitinin yaptırıldığı, buna ilişkin aynı tarihli belgenin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ayıbın giderilmesi bedelinin de 2010 yılı fiyatlarına göre belirlenmesi gerekirken dava tarihi itibari ile belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/3902, K. 2014/3170, 7 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama