KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2013/3907 E., 2014/10003 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2014
- Tebliğname No
- 7 - 2011/192163
- Mahkemesi
- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 12/07/2010
- Numarası
- 2009/422 (E) ve 2010/463 (K
- Suç
- 551 sayılı KHK muhalefet
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- 25.07.2010 tarihli ve 27652 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 7.maddesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesinin 6.fıkrasının sonuna eklenen "Sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın kabul etmediğine ilişkin bir talebi bulunmadığı takdirde objektif ve sübjektif şartların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekmekte olup;
Dosya kapsamına göre, mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediği yönünde talebi bulunmayan sanık hakkında objektif ve sübjektif şartlar tartışılarak bu konuda bir karar verilmesi gerekirken kanuna yanlış anlam verilerek yazılı şekilde hükmün açıklanması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2-Zincirleme suç hükümleri uygulanırken gün adli para cezasından arttırım yapılmayarak eksik ceza tayini
3- Hükümden önce 01/03/2008 gün ve 26803 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile yapılan değişiklikle, 5237 sayılı TCK.nun 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Yasanın 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesine karar verilmesi ve hapisten çevrilen adli para cezası ile doğrudan hükmolunan adli para cezasının infaz rejimleri arasında bir fark kalmadığının gözetilmemesi,
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda incelenen emanette kayıtlı altı adet numune üründen bir adet kapri üzerinde şikayetçi firma adına tescilli herhangi bir markaya rastlanılmadığının bildirilmesi karşısında, yediemine bırakılan tüm ürünler üzerinde de inceleme yaptırılıp marka taklidi bulunmayan ürünlerin sanığa iadesine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sanığın işyerinde ele geçirilen tüm ürünlerin müsaderesine hükmedilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2013/3907, K. 2014/10003, 21 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama