KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2013/5212 E., 2014/4561 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 10.05.2013
- Numarası
- 2011/256-2013/219
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiş, davalı Antalya Spor Faaliyetleri Tic ve San. A.Ş. vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat E. Ö. ile davalı A.. B.. vekili Avukat A. O. ve davalı A. Faaliyetleri Tic ve San. A.Ş. vekili Avukat C.S.geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinden doğan alacağın tahsili talebinden ibarettir. Davacı yüklenici, davalı A. Faaliyetleri Ticaret Sanayi A.Ş. ise iş sahibidir. Davacı vekili, Antalya'da bulunan bir taşınmaz üzerine davalıların birlikte yapacakları spor kompleksinin statik proje hesap ve çizimleri işini yüklenerek eseri teslim etmesine rağmen bedelinin ödenmediğinden bahisle iş bedelini talep etmiş, davalı vekilleri ise proje konusunda davacı şirket ile anlaşmadıklarını savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı A. Faaliyetleri Ticaret Sanayi A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın temyizine gelince;
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile davacı şirket tarafından yapılan proje bedeli olan 133.545,27 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı şirket ile davalılardan A. Faaliyetleri Ticaret Sanayi A.Ş. arasında sözlü olarak kurulduğu anlaşılan sözleşme, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Kurulduğu anlaşılan sözlü eser sözleşmesinin tarafları, davacı şirket ile davalı A. Faaliyetleri Ticaret Sanayi A.Ş.'dir. A.. B.. sözleşmenin tarafı değildir.
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.
Bu anlatımlar ışığında somut olaya geldiğimizde; kurulduğu anlaşılan sözlü eser sözleşmesinin tarafları, davacı şirket ile davalı A. Faaliyetleri Ticaret Sanayi A.Ş.'dir. A.. B.. sözleşmenin tarafı değildir. Bir başka deyişle bu davalının taraf sıfatı bulunmamaktadır. Bu nedenle A.. B.. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, bu davalının da alacaktan sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/5212, K. 2014/4561, 30 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama