KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/1504 E., 2015/147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Uyuşmazlık zaman bakımından uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmış olup, davada bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve %40'dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsili istenmiş, mahkemece davanın kabulüne, 247.996,83 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına ve icra inkâr tazminat talebinin reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından icra inkâr tazminatı yönünden temyiz edilmiştir.
6352 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 67/2. maddesinde "bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir" düzenlenmesine yer verilmiştir. Bu maddeye göre borçlunun itirazında haksız olması halinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatı verilmesi gerekir.
Somut olayda davacı alacaklı 6 adet faturaya dayanarak 247.996,83 TL bakiye alacağın tahsilini istemiş, itiraz üzerine takip durmuştur. Takibin dayanağı olan faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve icra takip tarihi itibariyle tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirlerini teyit ettiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle takip konusu alacak likid olup, davalı borçlu itirazında haksızdır.
Bu durumda alacaklı yararına %20 oranında icra inkâr tazminatı hükmedilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek alacağın likid olmadığından bahisle icra inkâr tazminatının reddi doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/1504, K. 2015/147, 15 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama