KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/1914 E., 2015/437 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Taraflar arasında 13.08.2007 tarihli eser sözleşmesi ile ...Hizmet Binalarının onarımının ve tadilatının yapımı işi kararlaştırılmıştır. Davacı yüklenici; davalı iş sahibidir.
Davacı yüklenici, iş bedelinin eksik ödendiğini ve işin geçici kabulü yapıldığı halde geçici kabul kesinti tutarının iade edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin ihtarname tarihi olan 13.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 10.12.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle talep 51.740,00 TL arttırılarak 71.740,00 TL'ye yükseltilmiştir.
Davalı iş sahibi eksik işlerin süresinde tamamlanmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 71.740,00 TL'nin 17.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Zaman bakımından somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 101/1. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğinden, temerrüt ihtarla tanınan ödeme süresinin sonunda veya aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca borcun ifa edileceği gün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmişse o tarihte oluşur. Aksi halde temerrüt, icra takibine geçildiği veya davanın açıldığı tarihte oluşur.
İhtarın temerrüt oluşturabilmesi için alacak miktarının açıkça gösterilmesi ve ödeme talebinde bulunulması gerekir. Aksi halde ihtar temerrüde esas alınamaz. Somut olayda, davacı tarafından davalıya gönderilen 13.03.2009 tarihli ihtarnamede dava konusu alacağın açıkça miktarı gösterilerek ödenmesine yönelik herhangi bir talep bulunmamaktadır.
İhtarnamede miktar belirtilmeden %3 geçici kabul kesintisinin bir an önce iade edilmesi, aksi halde her türlü maddi ve manevi zararın talep edileceği, yasal hakların kullanılacağı yazılmıştır. Bu haliyle ihtarname para alacağı yönünden davalı borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte değildir. Temerrüt olgusu dava tarihi ve ıslah edilen miktar bakımından ıslah tarihi itibariyle oluşmuştur.
Bu bakımdan hükmedilen bedele ihtarnamenin tebliğinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isabetli olmamıştır.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/1914, K. 2015/437, 28 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama