KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/3106 E., 2015/1756 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, iş bedelinin tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemiyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı ihbar olunan ...-... ile davalı ... Sitesi ... Blok apartman yönetimi arasında 20.09.2010 tarihinde imzalanan sitenin 2 blok halindeki binalarında yapılması gerekli imalat, tadilat, tamirat işlerinin yapılmasına ilişkin sözleşme kapsamında, 2 adet asansör revizyonu ve kabin içi yenilemesi işini yaptığını, iş bedelinin ödenmediğini belirterek alacağının tahsili için yaptığı ilâmsız icra takibine itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı, dava dışı ... ile yapılan sözleşme uyarınca apartmanın tadilat ve tamirat işlerinin bu yüklenici tarafından yapıldığını, yüklenicinin düzenlediği 22.12.2011 gün ve 199051 nolu, toplam 178.310,00 TL bedelli fatura kapsamında davacının yapmış olduğu 2 adet asansörün revizyonu, bakımı ve yenilenmesi işinin bedelinin de bulunduğunu, iş bedelinin yükleniciye ödendiğini savunmuştur.
Tarafların iddia ve savunmalarından, davacının taşeron, davalının ise iş sahibi olduğu, dava dışı ihbar olunan yüklenicinin düzenlediği 22.12.2011 gün ve 199051 nolu fatura kapsamında dava konusu edilen 2 adet asansörün revizyonu, kabin içi yenilemesi ve bakım işleri bedelinin de bulunduğu, bu bedelin de yüklenicinin ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/3160 sayılı dosyasında yapmış olduğu bir başka icra takibi kapsamında yükleniciye ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacı ile davalı arasında doğrudan bir akdi ilişki yoktur. Davacı taşeron tarafından düzenlenen 02.08.2010 tarihli teklif mektubunun altına, davalı iş sahibi adına, işin teslim alındığına dair beyan ile imza atılması da, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğunun kabulü olarak değerlendirilemez.
Nispilik ilkesi gereğince sözleşmeler ancak tarafları arasında hak ve borç doğuracağından, davacının, davalı iş sahibine yönelik davasının husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın kabulü doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/3106, K. 2015/1756, 6 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama