KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/4338 E., 2015/4828 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Malatya 2. Asliye Hukuk Hakimliği
- Tarihi
- 25.03.2014
- Numarası
- 2012/157-2014/221
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Uyuşmazlık eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmış olup; davacı yüklenici, hakedişinden kesilen gecikme cezasının istirdadı istemiyle dava açmış, mahkemece ıslahla arttırılan kısım da nazara alınarak davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Somut olaya uygulanması gereken ve sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 101/I. maddesine göre sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da aynı maddenin II. bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekir.
Mahkemece ceza kesintisinin yapıldığı tarih faize başlangıç yapılmış ise de, alacaktan kesinti yapılması temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığından faize başlangıç yapılamaz. Davacı yüklenici, dava tarihinden önce ihtar keşide ederek davalı iş sahibini temerrüde düşürdüğünü de kanıtlayamamıştır. Temerrüt, dava ve ıslah tarihlerinde gerçekleşmiştir.
Bu durumda hüküm altına alınan alacağın 125.552,00 TL'sine dava, ıslahla arttırılan 18.088,00 TL'sine de ıslah tarihi yerine ceza kesintisinin yapıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. Ne var ki, düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/4338, K. 2015/4828, 7 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama