KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/4716 E., 2015/2692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı-k.davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili gelmedi. Davalı-k.davacı vekili Av.... geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı-k.davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinden fazla ödenenin istirdadına karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Davalı cevabında, fazla ödeme bulunmadığı gibi alacaklı olduklarını belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davasında, iş bedelinden 1.600.000,00 TL alacakları olup şimdilik kaydıyla 20.000,00 TL'nin karşı dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 05.02.2001 tarihli sözleşmeyle, 204 daire, 18 dükkan, 5 kapıcı dairesi ve çevre düzenlemesi işlerinin keşif özetindeki fiyatlarla ve fiyat farkı ödenmek üzere (36) aylık sürede anahtar teslimi yapımı kararlaştırılmıştır. Davacı kooperatif iş sahibi, davalı ve karşı davacı .... yüklenicidir. Uyuşmazlık, kesin hesabın çıkartılması konusundadır.
Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi hükmünce oluşturulan teknik bilirkişi kurulundan alınan asıl ve ek rapora itibarla hüküm kurulmuş ise de, raporda imalât bedeli hesaplanırken nefaset değerlendirmesi yapılmadığı gibi ödemeler de sadece kooperatif kayıtlarına göre bulunmuştur.
Oysa davalı yüklenicinin defter kayıtlarındaki ödemeler tutarıyla kooperatifin kayıtlarında yer alan ödemeler tutarı arasında 3.585.558,68 TL fark olduğu gibi yüklenici de ödemelere itiraz etmiştir.
Bilirkişilerce yüklenicinin ihtarname göndermemesi ve ihtirazi kayıtsız ödemeleri alması, yüklenici ile kooperatifteki kişiler arasında akrabalık bağı olması gerekçesiyle kooperatif kayıtlarının dikkate alındığı görüşüne yer verilmiş ise de, bu gerekçe yeterli olmadığından rapor kabul edilemez.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, 6100 sayılı Yasa'nın 281/3. maddesi hükmünce gerçeğin ortaya çıkması için ikisi inşaatçı, diğeri muhasebeci olmak üzere yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi heyetine inşaatları inceletmek, var ise imalâttaki kusurların bedeli düşüldükten ve arsa sahiplerince kooperatif aleyhine açılan eksik ve nefaset bedeline ilişkin davalar da gözetilmek suretiyle kabul edilebilir imalât tutarını hesaplatmak, ödemelere ilişkin kayıt ve belgeleri incelemek, davalıyı belgelerle ilgili isticvap etmek,
böylece saptanacak kesin ödeme miktarı belirlenerek imalât tutarından mahsubuyla sonucuna göre fazla ödeme var ise asıl davada, eksik ödeme var ise karşı davada hüküm altına almaktan ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan yetersiz bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak hükme varılması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Öte yandan uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı mülga BK'nın 126/4. maddesindeki ayrık durumlar dışında 5 yıllık zamanaşımının uygulanması gerektiği, bu sürenin anılan Yasa'nın 128. maddesince eserin tesliminden başlayacağı, henüz inşaatlar teslim edilmediğinden zamanaşımının gerçekleşmediği, mahkemenin gerekçesinde sebepsiz zenginleşmeye göre değerlendirme yapılması kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/4716, K. 2015/2692, 21 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama